Kuruluşunun 4. yılında 2 milyar TL net kâr ve "en hızlı hasar ödeyen şirket" iddiasıyla öne çıkan Hepiyi Sigorta’nın agresif büyüme modeli, sektörün geleneksel dinamikleri ve acentelerin geleceği açısından ciddi soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.
Hepiyi Sigorta Genel Müdürü Şenol Ortaç, katıldığı bir canlı yayın programında şirketinin 2026 yılı ilk çeyrek sonuçlarını ve gelecek vizyonunu paylaştı. Ortaç, 17 Haziran 2022’de kesilen ilk poliçeden bu yana geçen 4 yılda, 2026’nın ilk çeyreğinde yaklaşık 2 milyar TL net kâr elde ederek sektörde ilk beşe girdiklerini açıkladı. Ancak şirketin "sigorta ruhsatına sahip bir teknoloji şirketi" olarak tanımlanması ve günde 250 bin teklif üreten devasa dijital altyapısı, madalyonun diğer yüzünü tartısmaya açıyor.
Dijitalleşme mi, Acentenin Portföyüne Doğrudan Erişim mi?
Şenol Ortaç, şirketin yapay zekâ ve makine öğrenimi teknolojilerini risk değerlendirmeden fiyatlamaya kadar her alanda insan müdahalesi olmadan kullandığını ve bu sayede en düşük genel gider oranına ulaştıklarını övünerek anlatıyor. Ancak sektör kulislerinde, bu "ileri teknoloji" modelinin arka planında farklı bir işleyişin olduğu konuşuluyor.
Şirketin sistemine bağlı 9.500 acentenin sisteme girdiği her veri, teklif ve müşteri bilgisi, yapay zekâ havuzunda işleniyor. Hepiyi Sigorta’nın bu geniş veri havuzunu kullanarak, acentelerin büyük emeklerle kazandığı ve sisteme kaydettiği müşterilere dijital kanallar üzerinden doğrudan ulaşma eğiliminde olduğu iddia ediliyor. "Müşteriye daha rekabetçi fiyat sunma" ve "Anlık Hasar Ödeme Sistemi" gibi dijital yeniliklerin, aslında acenteyi devre dışı bırakarak müşteri portföyünü doğrudan şirketin kendi dijital havuzuna yönlendirme (portföy kaydırma) stratejisinin bir parçası olup olmadığı sorusu akıllara geliyor. Teknolojik hızın, acentenin sahadaki emeğini gölgede bırakarak doğrudan nihai tüketiciyi çekme aracına dönüşmesi, sektör paydaşları arasında gizli bir rahatsızlık yaratıyor.
"Eşit Komisyon" Retoriği ve Gerçekler
Ortaç, acenteler arasında ciroya göre komisyon ayrımı yapmadıklarını ve "adalet-eşitlik" ilkesini benimsediklerini savunuyor. Zarar eden hiçbir acente ile yollarını ayırmadıklarını da özellikle vurguluyor. Sistemin asıl amacının acenteyi büyütmek değil, acente üzerinden gelen müşteri verisini merkeze çekmek olduğu şüphesini güçlendiriyor. Acentelere sunulan "eşitlik" vaadinin, aslında tüm acenteleri aynı dijital potada eriterek bağımlı hale getirme politikasının bir maskesi olup olmadığı eleştirmenlerin odağında.
5 Yıllık Liderlik Hedefi ve Büyük Riskler
Önümüzdeki 5 yıl içinde oto sigortalarında (kasko ve trafik) sektör lideri olmayı hedeflediklerini belirten Ortaç, bu agresif büyüme modelini "Anlık Hasar Ödeme Sistemi" gibi yapay zekâ analizlerine dayandırıyor.
Genç beyinleri sektöre kazandırmak adına üniversiteleri gezen Hepiyi Sigorta yönetimi, bir yandan sektöre vizyon katmaya çalışırken, diğer yandan sigortacılığın bel kemiği olan acente ekosistemini dijital algoritmalara kurban etme riskiyle karşı karşıya. Yapay zekanın bu denli agresif kullanıldığı bir modelde, acentelerin sadece birer "veri giriş personeli" haline getirilip getirilmeyeceğini ise önümüzdeki dönem gösterecek.