Uçan Araba Kaza Yaparsa Trafik Sigortası Öder mi?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Yolda giden bir otomobilin bir düğmeye basınca havalandığını düşünün. Birkaç yıl önce bilim kurgu filmlerinden çıkmış gibi görünen bu sahne, bugün dünyanın pek çok yerinde test ediliyor. Peki bu araçlar bir gün Türkiye'de de kullanılmaya başlarsa trafik kuralları, kazalar ve sigorta ne olacak?

Araba mı, uçak mı?

İlk soru basit gibi görünüyor ama işin düğümü burada: Uçan araba hukuken neyin içine giriyor? Bu isimle anılan araçların hepsi aynı değil. Bazıları tekerlekleriyle yolda ilerleyip gerektiğinde havalanıyor. Bazıları ise helikopter gibi dikey kalkıp inen elektrikli hava araçları.

Hukuk, bir aracın ne olduğuna adına ya da görünüşüne bakarak karar vermez. Teknik özelliklerine ve nasıl kullanıldığına bakar. Bir aracın yurt dışında üretilip onay almış olması da onun Türkiye'de yolda ya da havada kendiliğinden kullanılabileceği anlamına gelmez. Hava araçlarının onayı ve tescili Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün (SHGM) işidir ve kendi kuralları vardır.

Yerdeyken trafik, havadayken havacılık kuralları

Bugünkü sistemde iki ayrı kanun öne çıkıyor. Yoldaki her şey Karayolları Trafik Kanunu'na, havadaki her şey Türk Sivil Havacılık Kanunu'na tabi.

Uçan araba yolda ilerlerken başka bir otomobile çarparsa bildiğimiz trafik kazası süreci işler. Tutanak tutulur, kusur incelenir, gerekirse savcılık devreye girer. Aynı araç havadayken başka bir hava aracıyla çarpışırsa bu kez olay bir hava aracı kazası olarak ele alınır ve havacılık makamlarının inceleme süreci başlar.

İşin en karışık hâli ise aracın havadan düşüp bir binaya ya da yayaya zarar vermesi. Ortada iki aracın çarpışması yok. Bu durumda hava aracını işletenin üçüncü kişilere verdiği zararlardan sorumluluğu gündeme gelir.

Kusur sadece sürücüde olmayabilir

Klasik bir trafik kazasında genellikle "Kim hata yaptı?" diye sorarız. Uçan arabalarda bu soru çok daha geniş. Kazanın arkasında sürücünün dikkatsizliği olabileceği gibi uçuş kontrol sistemindeki bir arıza, bir yazılım hatası, aksatılmış bir bakım ya da üretimden gelen bir tasarım kusuru da olabilir.

Bu yüzden sürücünün, aracı işletenin ve üreticinin sorumluluğu birbirinden ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Teknik arıza bulunması tek başına üreticiyi sorumlu yapmaz. Sürücüyü de her durumda kurtarmaz.

Asıl soru: Hangi poliçe ödeyecek?

Sigorta tarafında durum ilginç. Yolda kullanılan motorlu araçlar için zorunlu trafik sigortası var. Hava araçları için de Sivil Havacılık Kanunu'nun 138. maddesi, üçüncü kişilere verilebilecek zararlara karşı mali mesuliyet sigortasını zorunlu tutuyor.

Ama aynı araç hem yolda hem havada kullanılıyorsa şu sorular cevapsız kalıyor:

  • Araç yolda ilerlerken bir otomobile çarparsa hangi poliçe devreye girecek?
  • Kalkış ya da iniş sırasında bir yayaya zarar verirse ne olacak?
  • Arıza hem yolda hem uçuşta etkili olduysa sorumluluk nasıl paylaşılacak?
  • Bugünkü teminat limitleri, havadan düşen bir aracın verebileceği zararı karşılamaya yetecek mi?

Bu soruların cevabı aracın nasıl sınıflandırıldığına ve poliçelerin kapsamına bağlı. Bu yüzden kara ve hava kullanımını birlikte kapsayan açık sigorta kurallarına ihtiyaç var.

Sıfırdan başlamıyoruz, ama boşluklar var

Mevcut mevzuatımızın bu konuda tamamen yetersiz olduğunu söylemek doğru olmaz. Trafik ve havacılık kanunları sağlam bir başlangıç noktası. Asıl sorun bu ikisinin aynı araç için nasıl birlikte uygulanacağı.

Netleşmesi gereken başlıklar belli: Bu araçlar hangi durumda otomobil, hangi durumda hava aracı sayılacak? Kullanan kişiye ehliyet mi gerekecek, pilot lisansı mı, yoksa ikisi birden mi? Kazayı trafik polisi mi inceleyecek, havacılık makamları mı? Yazılım kaynaklı bir kazada aracın dijital kayıtları nasıl korunacak?

Bunların hepsi için yeni bir kanun gerekmeyebilir. İhtiyaca göre kanun değişikliği ya da yönetmeliklerle de çözüm bulunabilir. Önemli olan, bu araçlar yollarımıza ve gökyüzümüze gelmeden önce kuralların hazır olması.

Uçan arabalar geldiğinde "Kaza oldu, şimdi kim ödeyecek?" sorusunu kazadan sonra değil, önceden cevaplamış olmamız gerekiyor.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *