Bedensel Zarar Kalemlerinin ZMMS Teminatları ile İlişkisi
Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 54. maddesi, bedensel zararları dört ana başlıkta toplamıştır: Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. ZMMS Genel Şartları uyarınca bu kalemler poliçe limitleri dahilinde teminat altına alınmaktadır:
Tedavi Giderleri: Mağdurun sağlığına kavuşması için gereken tıbbi harcamalar, protez, ortez ve iyileşme sürecindeki zorunlu giderleri kapsar.
Kazanç Kaybı ve Çalışma Gücü Kaybı: Geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatlarını ifade eder.
Ekonomik Geleceğin Sarsılması: Sakatlık nedeniyle mesleki kariyerde oluşacak muhtemel kayıplardır.
Yargı kararlarında bu kalemlerin Karayolları Trafik Kanunu (KTK) uyarınca işletene düşen hukuki sorumluluğu poliçe limitleri dahilinde karşıladığı vurgulanmaktadır.
Sigortacı ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Sorumluluk Ayrımı
6111 sayılı Kanun ile değişik KTK m. 98 uyarınca, trafik kazalarından doğan sağlık hizmet bedellerinin karşılanmasında sorumluluk şu şekilde ayrılmıştır:
SGK Sorumluluğu: Üniversite, resmi ve özel sağlık kuruluşlarında sunulan her türlü tıbbi tedavi hizmet bedelleri (ameliyat, ilaç, hastane masrafları vb.) SGK tarafından karşılanır. Bu düzenleme ile sigorta şirketlerinin tıbbi tedavi gideri yükümlülüğü sona ermiştir.
Sigortacı Sorumluluğu: SGK’nın sorumluluk alanı dışında kalan; geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı giderleri (geçici/sürekli), belgesiz/kaçınılmaz tedavi giderleri (yol, ulaşım, tıbbi malzeme vb.) ve sürekli maluliyet tazminatı sigorta şirketinin sorumluluğundadır.
Yargı kararları SGK’nın sorumluluğunun yalnızca "tıbbi tedavi" ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri gibi kalemlerin kazanç kaybı niteliğinde olması sebebiyle sigortacı tarafından karşılanması gerektiğini istikrarlı bir şekilde belirtmektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin İçtihat Değişikliği ve Olası Etkileri
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin içtihat değişikliği, geçici iş göremezlik tazminatının hukuki nitelendirmesini kökten değiştirmiştir.
Eski Uygulama: Geçici iş göremezlik tazminatı, iyileşme sürecine dahil bir kalem olarak "Sağlık Giderleri" teminatı altında değerlendirilmekteydi.
Yeni Uygulama: Güncel içtihat değişikliği ile bu kalem artık "Sakatlanma Teminatı" kapsamına alınmıştır.
İtiraz Hakemi Doç. Dr. Metin Sarıaslan’ın Konuya İlişkin Değerlendirmeleri
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin geçici iş göremezlik tazminatının hangi teminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin içtihadını değiştirdiğini ve bu konuda bir ilke kararı alındığını daha önce duyurmuştum.
Bilindiği üzere Sürekli Sakatlık Teminatı, niteliği gereği iyileşme sürecinin tamamlandığı ve kalıcı maluliyetin ortaya çıktığı noktadan itibaren devreye giren bir teminattır. Bu nedenle geçici iş göremezlik zararının, iyileşme süreci içinde ortaya çıkan bir zarar olması sebebiyle uzun süre Tedavi Giderleri Teminatı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönünde bir yaklaşım bulunmaktaydı. Ancak söz konusu içtihat değişikliği ile geçici iş göremezlik tazminatının artık sürekli sakatlık teminatı kapsamında karşılanması gerektiği yönünde bir değerlendirme yapılmıştır.
Son yıllarda yüksek enflasyon nedeniyle trafik sigortası teminat tutarlarının, özellikle uzun süren yargılamalarda sürekli sakatlık teminatlarının fiilen yetersiz kaldığı gerçeği dikkate alındığında, bu içtihat değişikliğinin sigorta şirketleri lehine sonuç doğurabileceği değerlendirilmektedir.
Zira Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin benimsediği yaklaşım doğrultusunda geçici iş göremezlik zararının sürekli sakatlık teminatı kapsamında değerlendirilmesi, birçok dosyada teminatın büyük ölçüde veya tamamen tükenmiş olması nedeniyle taleplerin reddedilmesine yol açabilecektir.
Bu gelişmenin ayrıca sigorta şirketlerinin teknik hesaplamalarını da etkilemesi muhtemeldir. Özellikle muallak tazminat karşılığı hesaplamalarında kullanılan IBNR veri setlerinde, söz konusu içtihat değişikliğinin etkisini yansıtacak gerekli düzeltmelerin (adjustment) yapılması gerekecektir.
https://www.metinsariaslan.com/gecici-is-goremezlik-tazminatinda-ictihat-degisikligi/

Metin Sarıaslan, bu değişikliğin özellikle yüksek enflasyon ortamında sigortalılar aleyhine sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekmektedir. Geçici iş göremezlik ve sürekli sakatlık tazminatlarının aynı limit (Sakatlanma Teminatı) üzerinden ödenmesi, poliçe limitlerinin çok daha hızlı tükenmesine yol açmaktadır. Bu durum, uzun süren yargılamalarda mağdurun gerçek zararına ulaşmasını engellemekte ve limit aşımı nedeniyle taleplerin reddedilmesi riskini artırmaktadır. Ayrıca, sigorta şirketlerinin "Gerçekleşmiş Ancak İhbar Edilmemiş" (IBNR) tazminat karşılıklarını bu yeni içtihat doğrultusunda revize etmeleri teknik bir zorunluluk haline gelmiştir.
sonuç
ZMMS kapsamında sigortacının sorumluluğu, SGK’nın karşıladığı tıbbi tedavi hizmetleri dışındaki tüm bedensel zararları kapsamaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin geçici iş göremezlik tazminatını "Sakatlanma Teminatı" limitine dahil eden içtihat değişikliği, tazminat hesaplamalarında limitlerin daha erken dolmasına sebebiyet vermektedir. Bu durum, sigorta şirketleri lehine teknik bir avantaj sağlarken, mağdurların yüksek enflasyon karşısında tam tazmin almasını zorlaştırmaktadır. Yargılama süreçlerinde, geçici ve sürekli iş göremezlik kalemlerinin aynı limit havuzundan karşılanacağı gerçeği, aktüeryal hesaplamalarda ve limit yönetiminde titizlikle gözetilmelidir.