Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), 25 yılı aşkın bir süredir Türkiye’de zorunlu deprem sigortası oranını artırmaya yönelik çeşitli çalışmalar yapıyor ancak ülke genelindeki konutların yaklaşık yarısının hala sigortasız olduğu biliniyor. 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen Marmara Depremi, Türkiye’de deprem gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. O tarihten bu yana birçok yıkıcı deprem yaşandı. Özellikle 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş’ta meydana gelen deprem, “asrın felaketi” olarak adlandırıldı ve sonrasında zorunlu deprem sigortasının önemi bir kez daha vurgulandı.
Deprem Sigortasının Önemi
Türkiye’deki depremler, hem ülke genelindeki hem de spesifik afet bölgelerindeki Zorunlu Deprem Sigortası'nın gerekliliğini ortaya koydu. 2000 yılında kurulan DASK, bu sigortanın uygulanması ve yönetiminden sorumlu bir kamu kuruluşudur. Devlet tarafından sağlanan bu poliçeler, konutları depremin yanı sıra yangın, infilak, yer kayması ve tsunami gibi olaylara karşı da kapsama alıyor. DASK’a göre, ülke genelinde zorunlu deprem sigortasına sahip konut oranı yalnızca yüzde 58. Toplamda ise yaklaşık 11 milyon 700 bin konut bu sigorta kapsamına alındı.
Sigortalılık Oranlarının Dağılımı
Marmara Bölgesi, yüzde 65 ile en yüksek sigortalılık oranına sahipken, bu bölgeyi Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu izliyor. Ege ve Akdeniz bölgeleri yüzde 59, İç Anadolu ise yüzde 51 ile sıralamaktadır. Ancak Karadeniz Bölgesi, yüzde 45 ile en düşük sigortalılık oranını kaydediyor. DASK’ın faaliyete geçtiği 2000 yılından bu yana toplam 1397 hasar verici deprem meydana gelirken, 867 bin 275 ihbar alındı. 2020 yılında 175 deprem kaydedilirken, 2021 yılında bu sayı 123’e düştü. 2023 ise 653 bin 81 ihbar ile en yüksek ihbarların alındığı yıl oldu.
Kahramanmaraş Depreminin Etkileri
DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, Kahramanmaraş depremini, Türkiye’nin karşılaştığı en büyük depremlerden biri olarak tanımladı. Bu süreçte DASK, sigorta sektörünün ve devletin önemli bir sınav verdiğini vurguladı. Demirkan, kurumun yapısında 6 Şubat 2023 depremlerinden önce bazı değişiklikler yapıldığını belirterek, bunların gereksinimler ve meydana gelen hasarların etkileri doğrultusunda düzenlendiğini ifade etti. Kahramanmaraş depremlerinde DASK, 9 ay içinde 540 bin dosyayı inceleyerek toplam 39 milyar lira tazminat ödedi. Böyle büyük bir operasyonun dünya çapında benzeri olmadığına dikkat çekti.
Hedef Yüzde 100 Sigortalılık
Demirkan, Türkiye genelindeki zorunlu deprem sigortalılık oranının mevcut seviyesine olan memnuniyetsizliğini dile getirerek, hedeflerinin yüzde 100 olduğunu vurguladı. Sigortalılık oranını artırmanın Türkiye’ye uluslararası piyasalardan finansman girişi sağlayacağını belirten Demirkan, fon havuzunun artmasıyla daha fazla zararın giderilebileceğini ifade etti. Daha sık depremler yaşayan bölgelerde sigortalılık oranlarının yüksek olduğunu dile getiren Demirkan, depremlerin az yaşandığı bölgelerde ise genellikle sigorta yaptırma eğiliminin düşük kaldığını belirtti. Örneğin, Konya ve Karadeniz gibi yerlerde zorunlu deprem sigortası yaptırma oranı oldukça az.
Zorunlu Afet Sigortası Kanunu'nun Önemi
Demirkan, depremlerin yanı sıra sel, dolu ve yangın gibi yıllık olarak gerçekleşen diğer doğal afetler için de DASK’ın kapsamının genişletilmesini öngören Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) Kanunu’nun önemine vurgu yaptı. Bu yasa ile birlikte, sigortalılık oranlarının artırılmasının yanı sıra, doğal afetlere karşı daha etkin bir koruma sağlanması hedefleniyor. Türkiye’deki sigorta farkındalığını artırmak ve afetlere karşı toplumun bilinçlenmesini sağlamak için birçok kampanya ve eğitim faaliyetinin de sürdürülmesi planlanmaktadır.
Balkır Demirkan, deprem bilincini artırma çalışmaları kapsamında kamuya yönelik çeşitli bilgilendirme etkinlikleri yürüttüklerini ve bu çabalarıyla birlikte sigorta poliçesi sayısını artırmayı hedeflediklerini açıkladı. Acente ve sigorta firmalarıyla iş birliği içerisinde DASK tırı aracılığıyla dikkat çekici aktiviteler gerçekleştirdiklerini belirten Demirkan, önümüzdeki 5 yıl için gerçekleştirdikleri projeksiyonlar hakkında da bilgiler sundu. Üretim ve hasar süreçlerinde yapay zekanın entegrasyonunu sağlamak için çeşitli girişimlerde bulunacaklarını ifade etti.
Yapay Zeka Destekli Hasar Süreçleri
Demirkan, sigortalılara deprem anında hızlı ve etkili hasar ödemesi yapabilmek amacıyla çeşitli pilot projeler yürüttüklerini söyledi. Bu projelerle yapay zeka teknolojilerini süreçlerine entegre ederek, hasar değerlendirmelerini daha hızlı ve doğru bir şekilde gerçekleştirmek için çalıştıklarını vurguladı. Ayrıca, ürünlerin daha hızlı bir şekilde satılması ve sigortalıların bu ürünlere daha kolay ulaşabilmesi için düzenleyici organlarla görüşme halinde olduklarını aktardı. Bu yaklaşımlar, sigorta sektöründe önemli bir yenilik olarak değerlendiriliyor ve mesleki süreçlerin daha etkin hale getirileceği öngörülmektedir.
Poliçelerin Önemi ve Sürekliliği
DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, mevcut sigorta kapasitesinin olası bir Marmara depremine karşı yeterli olduğunu belirtti. Sigortalıların bu konuda rahat olmaları gerektiğini ifade eden Demirkan, sigorta poliçelerinin her ay artan enflasyon oranları dikkate alınarak yenilendiğini anlattı. Yeni bir fay haritasının yayımlanmasının ardından Türkiye’de aktif fay sayısının 700’e ulaştığına dikkat çeken Demirkan, depremlerin kaçınılmaz olduğunu ve poliçe yaptırmanın aciliyeti konusunda ikazda bulundu. Poliçenin düzenli olarak yenilenmesinin önemini vurgulayan Demirkan, geçmişte poliçesiz kalan vatandaşların, depremle karşılaştıklarında ciddi sorunlar yaşadığını aktardı. Bu nedenle, “Bugün olmaz, yarın olmaz” düşüncesiyle hareket etmemek gerektiğini belirtti.