TSB Genel Sekreter Yardımcısı Atilla Oksay, özel sağlık sigortalarında yapılan yönetmelik değişikliklerinin sigortalıların güvenini artırarak sektörü sürdürülebilir bir yapıya taşıdığını ve bu değişimle birlikte yeni bir dönemin başladığını belirtti. Oksay’a göre özel sağlık sigortası, son yıllarda hem sigorta sektörünün hem de sağlık sisteminin en hızlı gelişen alanlarından biri olarak öne çıkıyor.

Özel Sağlık Sigortasında Değişim
Artan sağlık harcamaları, medikal enflasyon, dijital sağlık uygulamaları ve hastaların değişen beklentileri, özel sağlık sigortalarının ürün yapılarında ve süreçlerinde köklü değişimler gerektirmekte. Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreter Yardımcısı Atilla Oksay, bu kapsamda gerçekleştirilen yönetmelik değişikliklerinin sektöre olan yansımalarını detaylandırdı. Oksay, özel ve tamamlayıcı sağlık sigortası primlerinin 2025 yılı Ekim ayında 158 milyar TL seviyesine ulaşacağını öngördüğünü vurguladı. Bu rakam, sağlık sigortalarının Türkiye'deki en büyük ikinci sigorta branşı olma konumunu pekiştirecek. Oksay, mevcut durumda 2,7 milyon özel sağlık sigortalısı ve 5,2 milyon tamamlayıcı sağlık sigortalısının bulunduğunu açıkladı. Toplamda 7,9 milyon kişinin sağlık sigortası ile korunması, bu tür sigortaların sektördeki öneminin artış gösterdiğini ortaya koyuyor.
Küresel Sağlık Koruma Açığı
Oksay, dünya genelindeki sağlık koruma açığının 0,8 ile 4 trilyon ABD doları arasında değiştiğini belirterek bu durumun, sürdürülebilir sağlık finansmanının acil bir ihtiyaç olduğunu gözler önüne serdi. Sağlık sigortası sektöründeki dönüşümde üç temel dinamiğin etkili olduğunu ifade eden Oksay, maliyet baskılarının artışının yanı sıra dijital sağlık ekosisteminin hızlı gelişimi ve önleyici sağlık hizmetlerinin sigorta yapılarıyla entegrasyonunun önemine dikkat çekti. Yeni düzenlemenin, yalnızca bir mevzuat güncellemesi değil, aynı zamanda özel sağlık sigortacılığında yeni bir dönemin başlangıcını simgelediğini vurguladı.
Sigortalı Güvenliğinin Sağlanması
Yeni düzenlemenin odak noktası, sigortalıların güvenini artırmak. Oksay, sigortanın neyi ve hangi şartlarda kapsayacağını net bir şekilde bilmenin sigortalıların en temel beklentisi olduğunu belirtti. Bu nedenle, bilgilendirme yükümlülüklerinin artırılması, teminat kapsamlarının daha ayrıntılı belirlenmesi ve yenileme süreçlerinin şeffaflaştırılması, öngörülebilirliği artırmayı hedefliyor. Bu değişiklikler, sigortalıların endişelerini gidermeye yönelik önemli adımlar olarak değerlendiriliyor.
Şirketler İçin Yeni Kurallar ve Uyuşmazlık Azaltma
Sigorta şirketleri açısından yeni düzenlemenin en büyük avantajlarından biri, uygulama birliğinin sağlanması. Farklı uygulamalardan kaynaklanan sorunların azalması, sektördeki operasyonel yükü hafifletecek ve müşteri-şirket ilişkilerini güçlendirecek. Ayrıca dijital süreçlerin ve poliçe sonrası iletişimin önemi yeni dönemde daha belirgin hale gelecektir. Oksay, eğitimli ve profesyonel bir iş gücünün de bu dönüşümü destekleyeceğini belirtti.
Sürdürülebilirlik ve Uzun Vadeli Bakış
Oksay, özel sağlık sigortalarının sürdürülebilirliği hakkında, bunun artık bir tercihten ziyade bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Medikal enflasyon ve artan hizmet kullanımı, sektörü daha dengeli bir modele yönelmeye zorlayacak. Koruyucu sağlık yaklaşımının ön planda olduğu stratejik planlar, sağlık finansmanı modelleri için kritik bir unsur haline gelecek. Gelecek yıllarda, yalnızca tedaviye odaklanan bir yapının yerine, koruyucu hizmetlerin entegre edildiği bir yapıya geçişin sağlanması gerekecek.
Gelecek Vizyonu
Oksay, kısa vadede süreçlerin uyumuna ve operasyonel revizyonlara odaklanılacağını ifade etti. Orta ve uzun vadede ise güvenin artması, ürünlerin daha anlaşılır hale gelmesi ve müşteri-şirket ilişkilerinin güçlenmesi ile özel sağlık sigortalarında daha olgun bir pazar yapısının oluşacağını kaydetti. Oksay, yeni dönemin, mevzuat, uygulama ve paydaş beklentilerinin ortak bir platformda buluştuğu bir süreci temsil ettiğini belirterek, bu sürecin doğru yönetilmesinin sektörün geleceği açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.