"Sektörün Çöpe Atacak Parası Yok (İzmir Fuarı)"

Sigorta basınının önde gelen ismi Can Kantar, son İzmir fuarı üzerinden organizasyonların perde arkasındaki vizyonsuzluğu ve davet krizlerini yazdı.

Türkiye’de büyük umutlarla başlayan sigorta fuarcılığı, son dönemde yaşanan organizasyon krizleri ve vizyonsuzluk iddialarıyla sektörün en önemli tartışma konularından biri haline geldi. Sektör basınının usta kalemi ve Sigorta Medya Genel Yayın Yönetmeni Can Kantar, kaleme aldığı son köşe yazısında, ilk yıllarda Antalya'da yakalanan o verimli ivmenin nasıl kaybedildiğini ve işin içine tüketici dâhil edilemediği için organizasyonların nasıl "sıfır fayda" üreten bir yapıya dönüştüğünü sert bir dille eleştirdi. İşte son İzmir fuarındaki bomboş salonlardan sektör temsilcilerine gitmeyen davetiyelere kadar madalyonun diğer yüzünü tüm çıplaklığıyla gösteren "Sektörün ‘fuarlarla' sınavı” başlıklı çarpıcı analiz.

"Sektörün ‘fuarlarla' sınavı”

Sigorta sektörü için fuar yapılması fikrini duyunca heyecanlanmıştım. Dünyada örnekleri vardı. Bizde de ilk fuar organizasyonu 4-5 yıl önce gerçekleştirildi. İlk fuar girişiminde büyük emek vardı. En azından ilk sefer olması nedeniyle büyük bir başarı olarak görüldü. Sektörün geneli büyük ilgi göstermişti. Paneller oldukça verimliydi.

Fuarların temel amacı sektör içi işbirliklerinin artırılması ise bunun için yıl içerisinde çok fırsat var. Acentelerin şirket yöneticileri ile bir araya gelme fırsatı ise bu zaten bir fırsat değil her zaman gerçekleşebilecek bir durum. Geçmişte, fuarların içine sigortalılar/ tüketiciler dâhil edilebilseydi o zaman sektöre bir faydası olabileceğini belirttiğim birçok yazı yazdım.

“Hap yap, para kap” fuarları!

Bu organizasyonlarda ana rol TOBB’un. TSB ve sigorta şirketleri, acenteler, eksperler ve sektör paydaşları ise işin başında fuara destek verenlerdi. Zaman geçtikçe özellikle acente temsilcilerinin kişisel ihtirasları bu girişime zarar verdi. Önce Antalya’da yapılmıştı başarılıydı. Sonraki senelerde bu kişiler fuarın üzerinde tepinmeye başladılar. Zaman içinde bu organizasyonlar “Hap yap, para kap” fuarlarına dönüştü. Çoğu zaman sektörde düzenlenen fuarlar hep taşıma acentelerle, şehrin 30-40 km dışındaki yerlerde yapıldı. Ziyaretçiler de oto güneşliği, bloknot, kalem toplayarak fuardan ayrıldılar.

Son olarak İstanbul’da yapılan fuar ise doğurdu. Geçen hafta İzmir’de yavrusu dünyaya geldi. Fuarda 17 oturum yapılmış, açılış haricinde, panelleri 10-15 kişi bile izlememiş. Basında bir yansıması yok. Özetle “sıfır” fayda. Basında nasıl bir yansıması olsun ki? Ulusal medyadaki en önemli temsilcisi Noyan Doğan, Ulusal basında yazı yazan ve sektörün en önemli yayın kuruluşunun sahibi olarak ben bile fuara davet edilmedik ::))) Gerçekten komik değil mi? TSB’den gelen bülten haricinde hiçbir yerde  haber görmedik. Davet edilmemeyi yorumlamaya çalışırken, bir iddiaya göre sektörün tepesindeki birçok yetkili kişilere de resmi davet gitmemiş. Yani neresinden tutsan elinde kalıyor. Bunu doğru dürüst planlayıp hayata geçirilinceye kadar bu tür organizasyonların askıya alınmasını tavsiye ederim. Çünkü sektörün çöpe atacak parası yok.

kaynak: sigortamedya

İLGİLİ HABERLER