Maher Holding Sigorta Grubu'nun Başkanı ve Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, Orta Doğu'daki savaşın hem uluslararası hem de Türk sigorta sektörüne olan etkilerini analiz etti. Yaşar, savaşın uzaması durumunda potansiyel dolaylı etkiler olabileceğini belirterek, Türk sigorta sektörünün genel olarak dayanıklı bir yapıya sahip olduğunu ifade etti. "Dayanıklı bir sektör olmamız nedeniyle olumsuz bir etkilenme söz konusu değil" diyen Yaşar, sektördeki teknik kapasite, finansal sağlamlık, reasürans anlaşmaları ve kriz yönetim becerileriyle bu tür durumlara hazırlıklı olduklarını vurguladı.

Editör: AYTAÇ NALLAR
Türkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, Orta Doğu'daki çatışmaların Türk sigorta sektörüne şu an için doğrudan bir etkisi olmadığını, ancak zamanla dolaylı etkilerin ortaya çıkabileceğini dile getirdi. Yaşar, sigorta sektörünün 2025 yılı itibarıyla özkaynaklarının yüzde 60 oranında büyüyerek başarılı bir dönem geçirdiğini kaydettikten sonra, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun finansal disiplin konusundaki çabalarının sektördeki sermaye yeterlilik oranlarını yükselttiğini belirtti.
ALTERNATİFSİZ BİR YAPI: SİGORTA
Yaşar, savaş durumlarının global sigorta piyasasını nasıl etkilediğine de değindi. Çatışmaların ilk aşamada nakliyat, havacılık ve enerji sigortalarını doğrudan etkilediğini belirtti. Sigorta şirketlerinin savaşları teminat harici tutmaları nedeniyle sektöre olan etkilerin doğrudan olmadığını iddia eden Yaşar, dolaylı olarak sigorta olmadan ticaretin durma noktasına geleceğini vurguladı. "Bunu Rusya-Ukrayna çatışmasında gözlemledik, aynı durum şu an Orta Doğu'daki savaş için de geçerli," diyerek örnek veren Yaşar, ticaretin ve lojistiğin sürdürülebilmesi için nakliyatın önemine dikkat çekti. Böylelikle, ürünlerin bir yerden bir yere ulaşabilmesi için atılması gereken adımların başında sigortanın geldiğini vurguladı.
Ahmet Yaşar, devam eden savaşların sigorta sektörüne olan potansiyel etkileri konusunda alarm zilleri çalmaktadır. Savaşın uzaması durumunda, özellikle tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıkların maliyetler üzerinde büyük etkiler yaratabileceğini belirtti. Yaşar, bu durumu daha da somutlaştırmak için, dünya genelinde tedarik zincirleri üzerinde süregelen sorunlardan bahsetti.
Temel Maliyet Artışları ve Tedarik Zinciri Sorunları
Yaşar, savaşın getirdiği tedarik zinciri kopmalarının maliyet enflasyonunu tetiklediğine dikkat çekti. Örneğin, petrokimya ve plastik hammadde ürünlerinde gözlemlenen fiyat artışları, sigorta maliyetlerini dolaylı olarak etkileyebilir. Sigorta sektörü, özellikle otomotiv alanında yedek parça maliyetlerine bağlı sıkıntılar yaşayabiliyor. Savaşın devam etmesi, bu sorunların daha da derinleşmesine yol açabilir. Yaşar, bu durumun yalnızca maliyetler üzerindeki etkilerle sınırlı kalmayacağını, aynı zamanda müşteri memnuniyetsizliğine de zemin hazırlayacağını ifade etti. Çip krizinin pandemide yarattığı sorunların benzeri bir durumun, günümüzde de olabileceği endişesi taşıyor.
Kaza ve Hasar Süreçlerinin Etkileri
Kaza oranlarının yüksek olduğu bir dönemde, hasar süreçlerinde yaşanan gecikmeler, sadece maliyetleri artırmakla kalmayacak, aynı zamanda sigorta şirketlerinin ek teminat yükümlülüklerini de artıracak. Yaşar, mevcut kaza durumlarının artarak devam ettiğini belirterek, bu koşullar altında sigorta şirketlerinin daha fazla hasar ödemek durumunda kalabileceğine işaret etti. Dolayısıyla, kaskolar ve trafik sigortaları açısından bu durum, rekabetin yoğun olduğu bu alanlarda hasar/prim dengesinin bozulmasına neden olabilir. Sigorta sektörü temsilcileri, bu tür değişimlerin sektörel düzeyde büyük etkileri olacağını öngörüyorlar.
Sektörde Uzun Vadeli Stratejiler Gerekiyor
Yaşar, savaşın uzamasının getireceği risklere karşı sigorta sektörünün uzun vadeli çözümler bulması gerektiğini ifade etti. Tedarik zincirinde yaşanan sıkıntılarla başa çıkabilmek için sektörün, yeni stratejiler geliştirmesi ve yenilikçi yöntemler uygulaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, müşteri memnuniyetinin sağlanması için sigorta şirketlerinin şeffaflık ve hızlı servis sunma konularında daha kararlı adımlar atması gerektiği de dikkat çekti. Tüm bu olasılıklar, sektördeki profesyonellerin sürekli olarak değişen koşullara adaptasyon yeteneklerini test edecek gibi görünüyor.