Open Yazılım 5 Binden Fazla Sigorta Acentesine Hizmet Veriyor

Open Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Feyyaz Kahya ile 5 binden fazla acentenin kullandığı yazılım çözümlerini, sektördeki rekabeti ve Mayıs 2026'da yaşadıkları siber saldırı sürecini konuştuk. Kahya, "Acenteye emin olmadığınız bir 'hiçbir şey olmadı' cümlesi kuramazsınız" diyerek şeffaflık vurgusu yaparken; şirketin yeni yapay zeka asistanı projesinden acentelerin gelecekteki teknolojik dönüşümüne kadar merak edilen tüm soruları yanıtladı.

Sigorta acentelerinin günlük iş akışlarında en büyük zaman kayıplarından biri, onlarca farklı sigorta şirketinin ekranı arasında mekik dokumak ve tekrarlayan doğrulama adımlarıyla boğuşmaktır. 2015 yılında Düzce’de başlayan yolculuğuyla bugün Türkiye genelinde 5 binden fazla acenteye teknolojik altyapı sağlayan Open Yazılım, sunduğu Open Hızlı Teklif ve Open Acentem çözümleriyle bu operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor. Şirket vizyonunu "Acenteye yeni bir iş öğretmiyoruz, onun zaten yaptığı işten zaman çalan ne varsa onu kaldırıyoruz" sözleriyle özetleyen Open Yazılım kurucularından Feyyaz Kahya ile bir araya geldik. Röportajımızda; hibrit altyapı teknolojilerinden Mayıs 2026'da maruz kaldıkları siber saldırı yönetimine, acentelerin dijital satış imkanlarından yakında hayata geçecek yapay zeka destekli asistan projesine kadar sektörü yakından ilgilendiren tüm detayları konuştuk.

Open Yazılım kimdir ve acentelere nasıl bir çözüm sunuyor?
Open Yazılım 2015'te Düzce'de kuruldu, bugün 35 kişilik bir ekibiz ve Türkiye genelinde 5.000'den fazla acente bizim programlarımızı kullanıyor.
İki ana ürünümüz var: Open Hızlı Teklif ve Open Acentem. Hızlı Teklif, acentenin tek ekrandan tüm şirketlerden teklif alıp karşılaştırmasını ve poliçesini kesmesini sağlıyor. Open Acentem ise acentenin tüm iş akışını — portföyünü, takibini, raporlarını — tek yerde toplayan yönetim tarafı.
Özetle biz acenteye yeni bir iş öğretmiyoruz; onun zaten yaptığı işten zaman çalan ne varsa onu kaldırıyoruz. Bizim için başarı ölçüsü, acentenin günün sonunda kaç müşteriye daha dokunabildiği.

Open Yazılım'ı rakiplerinden ayıran temel farklar neler?
Üç başlık söyleyeyim.
Birincisi hibrit yapımız: hem web servis hem robot teknolojisini birlikte kullanıyoruz. Bu bize ciddi bir esneklik veriyor — bir şirkette web servis yoksa iş durmuyor, diğer yoldan devam ediyoruz.
 

İkincisi hız. Sigorta şirketlerinin tamamıyla doğrudan bağlantımız var. Bir şirket ekranında ya da sisteminde değişiklik yaptığında biz bunu genellikle o gün içinde yakalayıp güncelliyoruz. Bu sektörde asıl rekabet vitrinde değil, tam olarak burada.
Üçüncüsü destek. Yazılım satmak kolay, akşam 17.30'da poliçesi kesilmeyen acentenin telefonunu açmak zor. Bizim ekipte sigortacı dilinden anlayan insanlar var; acenteye "kayıt açın, bakacağız" demiyoruz.

Kaç şirketle çalışıyorsunuz, hangi branşlarda teklif alınabiliyor?
Türkiye'de faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin tamamı sistemimizde entegre. Branş tarafında da acentenin ekmeğini kazandığı yerdeyiz: Trafik, Kasko, İMM, Tamamlayıcı Sağlık, Konut ve DASK.
Burada şunu eklemek isterim: şirket sayısı tek başına bir şey ifade etmiyor. Önemli olan o şirkette teklifin gerçekten poliçeye dönüşebilmesi. Ekranda fiyat göstermek marifet değil; o fiyatın poliçeleşirken hata vermemesi marifet. Biz de zaten enerjimizin çoğunu görünen kısma değil, bu tarafa harcıyoruz.

SMS doğrulama, Authenticator ve Captcha adımlarını nasıl hızlandırıyorsunuz?
Önce şunu net söyleyeyim: biz hiçbir şirketin güvenlik adımını devre dışı bırakmıyoruz, bırakmayı da doğru bulmuyoruz. O adımlar acentenin de, müşterinin de lehine.
Bizim çözdüğümüz problem güvenlik değil, tekrar. Acente aynı doğrulamayı gün içinde otuz kez yapıyorsa ortada bir verimlilik sorunu var. Hibrit yapımız burada devreye giriyor: mümkün olan yerde işi doğrudan servis üzerinden yürütüyoruz, kalan yerde ise doğrulama adımlarını tek ekranda topluyor ve oturumları akıllı yöneterek acenteyi aynı işlemi defalarca yapmaktan kurtarıyoruz.
Sonuçta doğrulama hâlâ yapılıyor, hâlâ acentenin kendi bilgileriyle ve kendi rızasıyla yapılıyor; sadece acentenin parmağı otuz kez yerine bir kez yoruluyor.

Çok şubeli ve sahada çalışan acenteler için ne sunuyorsunuz?
Bu bizim en çok mesai harcadığımız alanlardan biri, çünkü acenteler büyüyor. Artık üç şubesi, beş portföy temsilcisi olan yapılar var.
Open Acentem tarafında sistem tamamen merkezden yönetiliyor. Şubeler ve kullanıcılar ayrı tanımlanıyor, kimin hangi şirkete ve hangi işleme yetkisi olduğunu acente sahibi belirliyor. Kim hangi teklifi verdi, hepsi tek panelden görünüyor.
Sahadaki arkadaş da mobilden teklif alabiliyor, ofise dönmesi gerekmiyor. Acente sahibi için asıl kazanç şu: personel değiştiğinde portföy bilgisi personelle gitmiyor, sistemde kalıyor.

Son dönemde sisteminize yönelik siber saldırılar yaşandı. Bu nasıl gelişti?
Açık konuşayım, çünkü bu konuda kapalı konuşmanın kimseye faydası yok.
2026 Mayıs'ında sistemimize yönelik bir DDoS saldırısı oldu. Yani amaç veri değildi, doğrudan trafiği boğup acentelerimizin sisteme girişini engellemekti. İzleme sistemlerimiz durumu hemen alarma geçirdi, ekip aynı anda müdahaleye başladı.
O iki gün boyunca sistem ara ara tamamen kapandı, ara ara açık ama yavaş çalıştı. İki gün içinde tüm sistemi tekrar ayağa kaldırdık. Süreç boyunca acentelerimizi WhatsApp'tan, SMS'ten ve yetişebildiğimiz kadar telefonla arayarak bilgilendirdik — bilgi vermemenin, kötü haber vermekten daha çok yıprattığını biliyoruz.

 

Hakkımızda - Open Yazılım

Bu süreçte acentelerin verileri veya müşteri bilgileri risk altına girdi mi?
Hayır. Ve bunu tahminle değil, inceleme sonucuna dayanarak söylüyorum: olayın ardından tüm sunucularımızın logları tek tek kontrol edildi. Saldırı bir veri saldırısı değildi; amaç erişimi engellemekti ve veri tarafında herhangi bir erişim ya da dışarı aktarım tespit edilmedi.
Bunu özellikle vurguluyorum, çünkü bu konuda acenteye söylenebilecek en kötü şey, emin olmadığınız bir "hiçbir şey olmadı" cümlesidir. Biz o cümleyi ancak logları inceledikten sonra kurduk.
Acentelerimize sözüm net: bu konuda öğrendiğimiz her şeyi, geç değil, zamanında paylaşırız.

Bu saldırının ardından altyapıda ve güvenlik protokollerinde ne gibi önlemler aldınız?
Olay iki günde kapandı ama bizim için orada bitmedi. Yaranın üstünü kapatmak yerine tüm sistemlerimizde yeniden bir yapılanma süreci başlattık ve bu süreçte bağımsız siber güvenlik uzmanlarından da destek aldık.
Bugün geldiğimiz noktada DDoS koruma ve CDN altyapısı devrede, güvenlik duvarı katmanımız yenilendi, sistemlerimiz 7/24 izleniyor, yedekleme yapımız baştan kuruldu ve yönetim erişimlerinin tamamı çok faktörlü doğrulamaya bağlandı.
Şunu da eklemek isterim: bu yapılanma sadece güvenliği değil, hızı da iyileştirdi. Acentelerimizin bugün kullandığı sistem, Mayıs'tan öncekine göre hem daha korunaklı hem gözle görülür şekilde daha hızlı.

Benzer durumların tekrar yaşanmaması için acentelere verdiğiniz teminatlar neler?
Teminat kelimesini ciddiye alıyorum, o yüzden pazarlama cümlesi kurmayacağım. Hiçbir yazılım firması "bir daha asla saldırı olmayacak" diyemez; diyen varsa ya bilmiyordur ya doğru söylemiyordur. Bugün dünyanın en büyük platformları bile bu saldırılara maruz kalıyor.
Verilebilecek gerçek taahhüt, bir şey olduğunda ne yapacağınızdır. Bizim taahhüdümüz üç şey: acenteyi ilk andan itibaren bilgilendirmek, sistemi mümkün olan en kısa sürede ayağa kaldırmak ve olaydan sonra sistemi bıraktığımız yerden daha güçlü hale getirmek. Mayıs'ta üçünü de yaptık, kayıt altında.

Yakın zamanda eklediğiniz ve önümüzdeki dönemde sunacağınız yeni özellikler neler?
Bu yıl en çok gurur duyduğumuz iş, acentenin kendi web sitesinden poliçe satabilmesini sağlayan sistem — şu an canlıda. Acentenin sitesine bir teklif ekranı yerleşiyor, müşteri bilgisini bırakıyor, arkada fiyatlar geliyor. Acente isterse satışı uçtan uca otomatik tamamlıyor, isterse sadece fiyatı gösterip müşteriyi kendisine düşürüyor. Kontrol tamamen acentede.
Bunun önemi şu: müşteri artık fiyat sormak için mesai saatini beklemiyor. Gece yarısı sitenize gelen müşteriyi kaybetmiyorsunuz.
Bir diğeri de Hızlı Teklif'in mobil tarafı. Sahadaki temsilci müşterinin yanındayken telefondan teklif alıp işini bitirebiliyor.

Yapay zeka, veri analitiği ve otomatik poliçe aktarımı konusunda planlarınız var mı?
Var ve açıkçası en heyecanlandığım başlık bu. Şu anda acentelerimiz için bir yapay zeka teknik asistan sistemi hazırlıyoruz. Detayını şimdilik saklı tutayım ama şu kadarını söyleyeyim: acentenin bugün destek hattını aramak zorunda kaldığı işlerin önemli bir kısmını, sistemin içinde anında çözecek bir yapı üzerinde çalışıyoruz. Yakında tanıtacağız.
Bizim yaklaşımımız şu: acenteye akıl veren bir yapay zeka değil, acentenin üzerinden veri girişini alan bir yapay zeka. Marifet kelimeyi kullanmakta değil, acentenin gününden bir saat daha kazandırmakta.

Önümüzdeki dönemde Open Yazılım'ı ve acenteleri nasıl bir teknolojik dönüşüm bekliyor?
Bence önümüzdeki beş yılın ana hattı şu: fiyat karşılaştırmak artık bir üstünlük olmaktan çıkacak, bunu herkes yapacak. Ayrışma, müşteriyle kurulan ilişkide olacak.
O yüzden acenteye tavsiyem, teknolojiyi sadece "fiyat bulma aracı" olarak görmeyi bırakması. Asıl getiri portföyünü tanımasında: kimin poliçesi bitiyor, kim ikinci ürüne aday, kim gitmek üzere. Bunu bilen acente, hiçbir internet platformunun yapamayacağı şeyi yapıyor — insan olarak orada olmayı.
Biz de kendimizi buna göre konumlandırıyoruz. Hedefimiz bir teklif programı olmaktan çıkıp acentenin işini yönettiği yer olmak. Ve şunu net söyleyeyim: biz acenteyi devre dışı bırakan hiçbir işe girmeyiz. Bizim işimiz acenteyi güçlendirmek.

 

İLGİLİ HABERLER