Deprem suçu affına karşı eylem: Aileler adalet talep ediyor!

Ankara Barosu, deprem suçlularının 11. Yargı Paketi kapsamından çıkarılması için depremzedelerle dayanışma nöbetine destek verdi.

Deprem suçlularına yönelik infaz düzenlemesi ile ilgili tartışmalar Türkiye’nin gündeminde uzun süre yer alacağa benziyor. Şubat ayında gerçekleşen depremlerde sevdiklerini kaybeden mağdur aileler, Ankara Barosu Başkanı Av. Mustafa Köroğlu’nun desteğiyle Adalet Peşinde Aileleri Platformu’nun düzenlediği eyleme katıldılar. Bu platform, 11. Yargı Paketi’nin 27. maddesi çerçevesinde deprem felaketlerinde sorumluluğu bulunan kişilerin hukuki muafiyetlerden yararlanmasının engellenmesini talep ediyor.

Cemal Süreya Parkı’nda Süren Eylem

21 Aralık Pazartesi gününden bu yana, Ankara’daki Cemal Süreya Parkı’nda devam eden nöbet eylemi dikkat çekici bir destek toplamış durumda. Ankara Barosu’nun bu eyleme katılması, toplumda geniş yankılar uyandırdı. Depremzede bireyler ve aileleri, adalet arayışlarını dile getirirken, Baro'nun katılımı taleplerinin hem hukuki hem de toplumsal boyutunu derinleştirdi. Eylem, depremden etkilenen ailelerin taleplerini savunan bir platform haline geldi ve bu noktada baroların dayanışma göstermesi önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Hukuki ve Vicdani Sorumluluk

Ankara Barosu, vatandaşların adalet taleplerinin ciddiyetle karşılanması gerektiğini ifade ederek, deprem yıkımlarında sorumluluğu bulunanların infaz düzenlemesi kapsamından çıkarılmasının hukuki ve vicdani bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Baro, depremin etkilerinin daha ilk anından itibaren devam eden dayanışma faaliyetlerini hatırlatarak, adaletin sağlanması bakımından yapıcı bir tutum sergiledi. Bu açıklama, yalnızca hukuki bir müdahale değil, aynı zamanda bir toplumsal ve ahlaki sorumluluk anlayışının tezahürü olarak karşımıza çıkıyor.

Toplumda Oluşan Tepkiler

Deprem suçlularının cezai sorumluluklarının hafifletilmesine yönelik tartışmalar, toplumun çeşitli kesimlerinden büyük bir tepki almakta. Depremde yakınlarını yitiren ailelerin bu durumu adaletin zedelenmesi olarak görmeleri ve seslerini yükseltmeleri oldukça dikkat çekici. Hukuk uzmanları ise, bu tür hafifletici düzenlemelerin gelecekte benzer olayların yaşanmasına neden olabileceğini belirterek, cezaların caydırıcılığının mutlaka korunması gerektiğine dikkat çekiyor.

Toplumsal ve Hukuki Yansımalar

Uzmanlara göre, deprem suçlularının cezai sorumluluklarının göz önünde bulundurulması, toplumda adalet duygusunun güçlenmesine katkı sağlayacaktır. Mahkeme süreçlerinde yapılan bu tür düzenlemelerin mağdurlar ve kamu vicdanı açısından hayati bir öneme sahip olduğu öne sürülmekte. Ankara Barosu’nun çağrılarının yalnızca hukuki bir çerçevede değerlendirilmediği, aynı zamanda sosyal dayanışmanın da bir örneği olduğu ifade ediliyor. Depremzedelerin haklarını savuma konusunda yürütülen bu mücadele, adalet arayışının Türkiye genelindeki sembollerinden biri haline gelme yolunda ilerliyor.

 

Kaynak: Ankara Barosu|

İLGİLİ HABERLER