Türkiye, Genel Sağlık Sigortası (GSS) ile ilgili önemli bir düzenlemeye gitmeye karar verdi. Bu yeni uygulama, 1 Ocak 2016 tarihinden önce biriken tüm GSS prim borçlarının silinmesi üzerine kurulu. Hükümetin bu adımı, sigorta primlerini ödemekte zorlanan ve dolayısıyla sağlık hizmetlerinden yeterince faydalanamayan vatandaşların sorunlarını giderme amacı taşıyor. Özellikle hiç çalışmayan, gelir testi yaptırmayan ve sosyal güvencesi bulunmayan bireyler açısından büyük bir uzlaşı oluşturan bu düzenleme, sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmayı hedefliyor.
Düzenlemenin Kapsamı
Yeni düzenlemeyle birlikte, toplamda yaklaşık 1 milyon 477 bin kişinin GSS borçlarının silinmesi gündeme geliyor. Çalışmayan ve herhangi bir sosyal güvencesi bulunmayan bireyler, bu yeni uygulamadan en fazla faydalanacak olan grup olarak dikkat çekiyor. Gelir testi yaptırmamış olan vatandaşlar, sistem tarafından otomatik olarak en yüksek prim tutarı üzerinden borçlandırıldığı için yıllar içerisinde ciddi birikimlerle karşılaşmış durumda. Bu durum, birçok kişi için sosyal güvencenin sağlanmasını zorlaştıran ciddi bir engel teşkil ediyordu.

GSS Sisteminin İşleyişi
Ekonomist Prof. Dr. Abdulkadir Develi, GSS’ nin Ocak 2012 itibarıyla Türkiye genelinde tüm bireyleri kapsayan bir uygulama olduğunu belirtti. Devlet tarafından düzenlenen bu sistem, sosyal güvenlik ekseninde önemli bir rol oynamaktadır. Prof. Develi, “Bu uygulama, bireylerin ekonomik durumuna bakılmaksızın herkesin sağlık sigortasından faydalanmasını sağlamak üzere tasarlanmıştır” diyerek sistemin amacını vurgulamaktadır. Sosyal güvenlik sisteminin eşitlik ve adalet ilkelerine göre şekillendiği süreç, Türkiye'deki sağlık hizmetlerinin erişilebilirliği açısından önemli bir gelişme olarak öne çıkmaktadır.
Borçlu Grupların Belirlenmesi
Devletin bu yeni düzenleme ile odaklandığı bir diğer konu, GSS borçlarının en çok hangi grupta yoğunlaştığıdır. Çalışanlar, memurlar ve emekliler otomatik olarak primlerinin ödendiği bir sistemin içerisinde yer alırken, asıl sorun çalışmayan ve sosyal güvencesi bulunmayan kişilerde birikmiş durumdadır. Geliri, asgari ücretin üçte birine denk gelen bireylerin primleri devlet tarafından karşılanmakta, üzerindeki gelir sahipleri ise brüt asgari ücretin yaklaşık %3’ü oranında prim ödemekle sorumlu tutulmaktadır. Bugün geldiğimiz noktada, bu tutar aylık yaklaşık 780 TL seviyesine ulaşmıştır.
Devletin Feragat Ettiği Tutar
Gelir testi yaptırmamış olan bireylerin, sistem tarafından en yüksek prim üzerinden borçlandırılması, zaman içerisinde büyük bir sıkıntı yaratmıştır. 2016 öncesi bu borçların silinmesi sonrası, devlet yaklaşık 3,2 milyar TL tutarındaki alacaklarından vazgeçmiş olmaktadır. Bu feragat, sosyal devlet anlayışını bir adım ileri taşıyan önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir ve sağlığı teşvik eden politikaların bir parçası olarak ön plana çıkmaktadır.
Borç Sorgulama Yöntemleri
GSS borcu olan vatandaşların, mevcut borç durumlarını öğrenmelerinin birkaç yolu bulunuyor. e-Devlet portalı, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Alo 170 gibi kanallardan borcunu sorgulama şansına sahipler. Uzmanlar, bu süreçte özellikle çalışmayan ve sosyal güvencesi olmayan bireylerin durumu dikkatle takip etmesi gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor. Bu adımlar, yasal haklarını öğrenmek ve sağlık hizmetlerinden yararlanmak açısından son derece önemli bir süreç oluşturmaktadır.
Eşit Sağlık Hizmetleri Erişimi
Düzenlemenin arka planında yatan ana hedef, tüm bireylerin sağlık hizmetlerine eşit ve süreklilik arz eden bir biçimde erişimini sağlamaktır. Prof. Dr. Develi, “Türkiye Cumhuriyeti içerisinde yaşayan herkese genel sağlık sigortası uygulanmaktadır. 2016 öncesi borçların silinmesi, devletin sosyal sorumluluk anlayışının en açık göstergelerinden biridir” diyerek, uygulamanın önemine dikkat çekmektedir. Bu çerçevede atılan adımlar, toplumun genel sağlık düzeyinin iyileştirilmesi adına önemli bir katkı sağlayacaktır.
Kaynak: https://www.cnnturk.com