Ahmet Yaşar: Fon krizi nedeniyle BES'ten çıkış yaşandığına dair veri yok

TSB Başkanı Ahmet Yaşar, BES fonlarındaki düşüşün piyasa değerlemelerinden kaynaklandığını belirtti. Sel felaketinde 8,700 hasar ihbarıyla toplamda 9 milyar lira zarar kaydedildiğini duyurdu. Yeni Zorunlu Afet Sigortası'nın çalışmaları da sürüyor.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ile gündemdeki fon krizi arasında bir bağlantı bulunmadığını vurguladı. Apara TV’deki Ekonomi Masası programında soruları yanıtlayan Yaşar, BES fonlarındaki gerilemenin sebebinin sistemden çıkışlar değil, piyasa değerlemeleri olduğunu kaydetti. Ayrıca, sel felaketine ilişkin hasarların yanı sıra sekiz binden fazla ihbar alındığını ve bunların toplam bedelinin 9 milyar lirayı bulduğunu açıkladı.

BES ve Fon Krizi Arasındaki İlişki

Yaşar, sosyal medyada BES ile fon krizi arasında ilişki kurulmaya çalışıldığını ifade etti. Ancak bunun destekleyen veriler olmadığını dile getirdi. Bireysel emeklilik sisteminin uzun vadeli bir tasarruf aracı olarak konumlandığını belirten Yaşar, bu sistemin genel finansal piyasalardaki dalgalanmalardan etkilendiğini vurguladı. Borsanın, altının ve diğer yatırım araçlarının değer kaybettiği zamanlarda, bireysel emeklilik sisteminin de benzer etkilere maruz kalabileceğini belirtti.

Piyasa Değerlendirmeleri ve BES Fonları

Yaşar, BES fonlarındaki yaklaşık yüzde 1,4'lük düşüşün sistemden çıkışlardan kaynaklanmadığını, piyasa koşullarının etkisiyle meydana geldiğini belirtti. “Bireysel emeklilik sisteminden çıkışlar yok; bu yalnızca genel piyasa değerlemeleri ile alakalı bir durum” şeklinde konuştu. BES’in 23 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu hatırlatan Yaşar, bu süreçte sistemden ayrılan katılımcıların da emeklilik hakkı kazandığını kaydetti. Katılımcıların giderek BES'i güvenli bir tasarruf aracı olarak gördüğünü ifade etti.

Sel Felaketi ve Hasar İhbarları

İstanbul ve çevresinde yaşanan sel felaketinin ciddi hasarlara yol açtığını belirten Yaşar, toplamda 8,700 hasar ihbarı alındığını aktardı. Bu hasarların kapsamı arasında araç, işyeri ve konut hasarları olduğuna dikkat çekti. “Hasar tespit çalışmaları devam ediyor, bazı araçlar henüz otoparklardan çıkarılamadı” diyen Yaşar, bu durumda ihbar sayısının artabileceğini vurguladı. Hasarların toplam maliyetinin 9 milyar lira civarında olduğunu söyleyen Yaşar, özellikle büyük alışveriş merkezi (AVM) otoparklarındaki hasarların önemli olduğunu ifade etti.

Hasar Ödemeleri ve Sigorta Kapsamı

Yaşar, sigorta şirketlerinin hasar ödemelerine başladığını ve süreçlerin hızlandırıldığını bildirdi. “Ağır hasarlı araçlar için tespitler yapılıyor ve bu araçlara hızlı şekilde ödemeler gerçekleşiyor” dedi. Şu anda sektörde yaklaşık 90 milyon lira civarında bir ödeme yapıldığını belirten Yaşar, bu rakamın her geçen gün artma potansiyeli taşıdığını ifade etti. Ayrıca, trafik sigortası ile kasko arasındaki farkları açıklayan Yaşar, sel hasarlarının yalnızca kasko poliçesi kapsamına girebileceğini vurguladı.

Zorunlu Afet Sigortası ve Yeni Düzenlemeler

Yeni Zorunlu Afet Sigortası yasasının tamamlanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Yaşar, bu yeni düzenlemenin doğal afetlerin yanı sıra acil ihtiyaç teminatını da kapsayacağını açıkladı. Bu sistemin yalnızca konut sahiplerine değil, afetler nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan kişilere yönelik olacağını belirtti. “Acil ihtiyaç sigortası, deprem gibi büyük felaketlerde yaşamlarını kaybetmiş veya zor durumda kalmış vatandaşlarımızın ilk ihtiyaçlarını karşılayacak bir güvencedir” diye ekledi.

Tahkim Başvurularındaki Azalma ve Sigorta Süreçleri

Ahmet Yaşar, hasar süreçlerine yönelik alınan önlemlerin etkili olduğunu ve Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurularda önemli bir azalmanın yaşandığını kaydetti. Eylül ayında gelirken tahkim başvurularında yüzde 20 civarında azalma gözlemlenirken, Ekim ayında bu oranın yüzde 50'nin üzerine çıktığını belirtti. Akıllı ekspertiz sistemi ve ALO 193 hizmetinin vatandaşların hasarlarını bildirmede büyük kolaylık sağladığını ifade etti.

Kentsel Dönüşüm ve Bina Tamamlama Sigortası

Kentsel dönüşüm sürecinin güvenli bir şekilde yürütülmesi adına bina tamamlama sigortasının önemine değinen Yaşar, bu sigortanın risksiz bir inşaat süreci sağlayacağını söyledi. Ancak bu sigortanın yaygınlaşmasının önünde vergi ve harç uygulamalarının engel teşkil ettiğini belirtti. Sigorta şirketlerinin bankalarla aynı koşullarda muamele görmesi gerektiğini savundu. “Bu noktada eşit şartların oluşturulması, kentsel dönüşüm projelerinin başarılı bir şekilde yürümesine destek olacaktır” şeklinde konuştu.

Yaşar'ın açıklamalarında, sigorta sektörünün geleceği ve güvence mekanizmalarının güçlendirilmesi adına atılması gereken adımlar hakkında da önemli tespitlerde bulundu. Bunlar arasında önleyici sigortacılık anlayışının yaygınlaştırılması ve sektörde güven ortamının sağlanması yer alıyor.

İLGİLİ HABERLER