SIGORTAPOST/ÖZEL HABER — Araç filoları ve şirket araçlarının günlük kullanımında en çok merak edilen "Üçüncü şahıs sürücülerin karıştığı kazalarda kasko tazminatı ödenir mi?" sorusu, Yargıtay’ın içtihatları ve Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri çerçevesinde yanıtını buldu.
Yargı kararları ve mevzuat hükümlerine göre; bir anonim şirket adına tescilli hususi aracın, şirket yetkilisi veya bordrolu personeli olmayan üçüncü bir şahsın sevk ve idaresindeyken kazaya karışması, kural olarak kasko tazminatının ödenmesine engel teşkil etmiyor.
Kasko Aracın Kendisini Güvenceye Alır
Kasko sigortasının sorumluluk sigortalarından (Zorunlu Trafik Sigortası) temel farkı, doğrudan sigortalı malın (aracın) kendisini ve malikin mülkiyet menfaatini korumasıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (E. 2021/235, K. 2022/1634) ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin (E. 2014/12585, K. 2014/10353) emsal kararlarında vurgulandığı üzere; kasko poliçelerinde aksi yönde daraltıcı bir kloz (örneğin sadece şirket çalışanlarının sürebileceğine dair özel şart) bulunmuyorsa, aracın malik şirketin rızasıyla üçüncü bir kişiye verilmiş olması sigorta teminatını ortadan kaldırmıyor. Malik şirketin rızasıyla aracı kullanan kişilerin kusuru, doğrudan sigorta güvencesi kapsamında kabul ediliyor.
Teminatın Ödenmesi İçin Gereken 4 Kritik Şart
Yüksek yargı kararları uyarınca, şirket çalışanı olmayan sürücünün kaza yapması halinde kaskodan sorunsuz tazminat alabilmek için şu şartların sağlanması gerekiyor:
Sürücü Kısıtlama Klozunun Olmaması: Poliçede "Bu araç sadece şirket ortağı ve bordrolu çalışanlarca kullanılabilir" veya "Belirli kişiler dışındakilerin kullanımında muafiyet uygulanır" gibi açık bir kısıtlama maddesinin bulunmaması gerekir.
Geçerli Sürücü Belgesi (Ehliyet): Yargıtay 4. Hukuk Dairesi kararlarında (E. 2024/14959, K. 2025/12128) da belirtildiği üzere, aracı kullanan üçüncü kişinin kazanın gerçekleştiği tarihte geçerli ve araca uygun ehliyetinin olması zorunludur. Sürücünün ehliyetsiz olması durumunda hasar tamamen teminat dışı kalır.
Alkol ve Kasıt Unsurunun Bulunmaması: Kazanın münhasıran alkol/uyuşturucu etkisi altında gerçekleşmemiş olması ve araca kasten zarar verilmemiş olması gerekir.
Gizli Kiralama Veya Ticari Kullanım Olmaması: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin (E. 2022/10005, K. 2025/9906) kararına göre, hususi olarak kaskolanan şirket aracının üçüncü kişiye ücret karşılığı kiralanmamış (rent-a-car) veya ticari taşımacılıkta kullanılmamış olması şarttır. Araç sadece hatır amaçlı veya şirket menfaatine geçici verilmişse teminat tam olarak işler; ancak gayriresmi kiralama tespit edilirse tazminat reddedilir veya ağır muafiyetler uygulanır.
Sigorta Şirketi Kusurlu Üçüncü Kişiye Rücu Edebilir mi?
Yargı kararlarında dikkat çekilen en önemli hukuki detaylardan biri de rücu hakkı oldu. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre, sigortalı malikin (şirketin) onayı ve rızasıyla aracı kullanan sürücü, kasten bir zarar vermediği sürece (sadece ihmal veya kusuru varsa), sigorta şirketinin ödediği hasar bedelini bu sürücüden talep (rücu) etme imkânı bulunmuyor. Sigortacı ancak kazaya karışan ve kusurlu olan bir başka araç veya 3. şahıs varsa onlara rücu edebiliyor.
İspat Yükü Sigorta Şirketinde
Türk Ticaret Kanunu’nun 1409/2. maddesi gereğince, gerçekleşen bir hasarın kasko teminatı dışında kaldığını ispat etme yükümlülüğü sigorta şirketine aittir. Sigorta şirketi, sürücünün ehliyetsiz olduğunu veya aracın kiralandığını somut delillerle kanıtlayamadığı sürece tazminatı ödemekle yükümlüdür.
Hasar Sürecinde Aksama Yaşanmaması İçin Ne Yapılmalı?
Şirket araçlarının karıştığı kazalarda tazminat sürecinin hızlı işletilebilmesi için şu adımlara dikkat edilmesi öneriliyor:
Kazayı müteakip sürücünün ehliyet ve alkol raporları ile kaza tespit tutanağı eksiksiz hazırlanmalı,
Poliçede dain-i mürtehin (rehinli alacaklı banka/finans kurumu) kaydı varsa ilgili bankadan "tazminatın sigortalıya ödenmesine muvafakat edildiğine" dair muvafakatname alınmalı,
Aracın kiralama amacıyla değil, şirket rızasıyla hususi olarak kullandırıldığı beyan edilmelidir.
