Yazı İşleri Müdürü
Tüm Yazıları

Sigorta Dolandırıcılığı - 1 Sahte Poliçe İle Dolandırıcılık

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

1990 yıllarda Anadolu’da bir şehirde yaşanan olayı aktararak başlamak istiyorum. O yıllarda otomobillerin henüz lüks olduğu ama yavaş yavaş ihtiyaç evresine geçiş yaptığı dönemlerdi. Otomobiller henüz dolar ve markla satın alınabiliyordu. Şimdiki gibi oto ekspertizler yok tamir ustaları ise çok daha azdı. Otomobil alacak vatandaşlar çevrelerinde bilirkişi olarak kendilerince tayin ettikleri otomobili olan yakınlarına ricada bulunarak alacağı otomobili gösterir küçük bir test sürüşü yapılır sonrasında da adet yerine bulsun diye kaput açılıp şöyle bir bakılırdı. Değişeni, boyası varmış yokmuş bunlar farazi şeylerdi. Hatta satıcı söylemeye gerek duymaz alıcı da ne anlama geldiğini bilmezdi. Araç muayeneleri bölge trafik müdürlüklerinde trafik polisleri tarafından yapılırdı. Trafik sigortası ise sadece muayenelerde ya da trafik çevirmelerinde sorulan, vatandaşa göre ise gereksiz bir para yükü olarak görülüyordu. Hatta birçok kullanıcı Noter denilen bir kurumun varlığından habersizdi, haberi olanlar ise araç satışlarının noter huzurunda yapılacağını bilmiyordu. Aracın parasını verip anahtarını alarak anam babam usulü bir ticaretle otomobil sahibi olunuyordu. Otomobilin ilk sahibi ise araca ait vergi ödemelerini e-devlet hayatımıza girdikten sonra öğrenmeye başladı. 20 yıl önce sattığı aracın borçlarından dolayı mevcut aracına haciz konunca çıkar yol aramak için avukatların kapısını aşındırıyordu. 

Böyle bir dönemde vatandaşa yardımcı olmak amaçlı halk dilinde “Takipçi” diye bilinen trafik takip merkezleri vardı. Bu takipçiler araçların trafik sigortalarını kesiyor vakti geldiğinde eksiklerini tamamlayarak (ilk yardım çantası, yangın tüpü, reflektör vb.) muayenesini yaptırıyordu. Yazılan trafik cezalarını rica minnet iptal ettirmeye çalışır, olası hasarlarda kaporta ustalarına yönlendirerek yardımcı olmaya çalışır ve tüm bu işlemler için araç sahiplerinden bir ücret alırdı. 

Şehrin en gözde yerinde ofisi olan bu takipçi müşterilerine sahte poliçe düzenleyerek poliçe tutarlarını cebe atmış. Nasıl mı? İşte böyle;
Vatandaş ticari olarak kullanmak için bir kamyonet alır. Bu kamyonetle mal almak için başka bir şehre gider ve trafik polisi durdurur. Polis, 90’lı yılların getirdiği terör ve gerilim olaylarından ötürü tok ve kuşkucu sesiyle önce “Ehliyet ve ruhsat!” der. Şoför ehliyeti ve ruhsatını bilinçli bir vatandaş olduğunu da göstermek için ruhsat kabının arasına trafik poliçesini de iliştirir. İstemeden verilen evrakı görünce trafik polisi gözlüğünün üstünden şoföre bakar ve poliçeyi de incelemeye başlar. Olacak bu ya polis telsizle sigorta poliçe bilgilerini ve araç bilgilerini merkeze iletip sorgulanmasını ister. Merkezden gelen cevap ise beklediğimiz sonuç “Sahte poliçe” cevabıdır. Telsizden gelen cevabı duyan şoför ise kızarıp bozarmaya başlar. “Sigortamı yaptırmıştım” gibi ince bir hırıltı duyulur ama polis ilk başta istemeden verilen poliçenin acısını çıkartmakta kararlıdır “Araçtan inin anahtarı verin!” bu komuttan sonra şoför o meşhur takipçiyi arar ve olayı anlatır. Takipçiden 5 dakika bekleyin diye cevap alır. Bu süreçte trafik polisi aracı çektirmek için girişimlerde bulunur. Bu esnada gelen telefonla şoföre yeni poliçe bilgileri iletilir ve konu büyümeden kapanmış olur. 

Bu olay takipçinin şehrinde yaşanmış olsaydı muhtemelen yeni poliçe kestirmeye kalmadan olay mahalline gidilir ve muhtemelen trafik polisi tanıdık çıkar ve yeni bir poliçeye gerek kalmadan olay çözülürdü.

90’lı yıllarda yaşanan bu sahte poliçe dolandırıcılığı maalesef günümüzde de devam etmekte. Her ne kadar internet çağında yaşıyor olsak da bunun getirdiği olumsuz durumlardan biri bu. İnternet kullanımına hakim olmayan orta yaş üstü vatandaşlarımız Google arama çubuğuna trafik sigortası yazınca onlarca sigorta kesen şirket çıkıyor. Dolandırıcılar Google’ı yüksek reklamlar vererek vatandaşları kendi sitelerine yönlendiriyor çok uygun fiyata sahte poliçeler düzenliyor ve vatandaşları dolandırıyor. Bu dolandırıcılara aldananlar ise çoğunlukla 30 yıl önce 25 yaşında şimdi ise 55 yaşında olan X kuşağının insanları. 

Bir diğer dolandırıcılık yöntemi ise; zor zamanlarda bulunmuş acenteye kestirilen ve kredi kartı kullanmıyorum size EFT yapayım diyerek oluşturulan poliçeler. Bu yöntemle yaptırılan sigorta poliçeleri aracın satışı yapıldığında poliçeye iptal etmek için muhatap bulunamaması. Muhatap bulunduğunda ise iptal edilen poliçenin tam tutarı müşteriye gönderilmiyor ya da hiç gönderilmiyor. Poliçeler iptal durumunda hangi karttan tahsilat yapıldıysa aynı karta iade yaptığından kart sahibinin cebine kalıyor.

Sonuç olarak; sigorta poliçesi sadece bir kağıt değil, bir sözleşmedir. Bu sözleşmenin "hayalet" bir belgeye dönüşmemesi için ucuz fiyatın cazibesine değil, kurumsallığın güvenine yatırım yapın. Sahte poliçe sizi sadece kaza anında değil, imza attığınız andan itibaren savunmasız bırakır.

İnternet üzerinden sigorta kestirecek vatandaşlara tavsiyemiz ise Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin internet sitesinde yayınlanan “Sigorta Acenteleri” sayfasından sigorta kestireceği acentenin sorgulamasını yapmak.
 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *