Türkiye’de trafikte bulunan araçların büyük çoğunluğu kaskosuz yola çıkıyor. Yapılan araştırmalara göre 10 araçtan 7’sinde kasko poliçesi bulunmuyor. Bu durum özellikle kış aylarında artan trafik kazaları nedeniyle ciddi bir krize dönüşmüş durumda.
Kaskosu olmayan sürücüler, kazada kusurlu olduklarında kendi araçlarının hasarını tamamen ceplerinden karşılamak zorunda kalıyor. Trafik sigortası yalnızca karşı tarafın zararını belirli bir limite kadar karşılıyor. Ancak bu limitin 400 bin TL ile sınırlı olması, kazada suçsuz olan tarafı da mağdur edebiliyor. Özellikle yüksek maliyetli araçlarda bu tutar yetersiz kalıyor ve mağduriyetler daha da büyüyor.
Yedek Parça ve İşçilik Faturaları
Kaskosu olmayan sürücüler, garanti kapsamında olmadıkları için oto tamircilerin kapısını çalıyor. Artan yedek parça fiyatları ve işçilik maliyetleri nedeniyle sürücüler yüksek faturalarla karşı karşıya kalıyor. Özellikle ithal araçlarda parça fiyatlarının döviz kuruna bağlı olarak yükselmesi, tamir masraflarını katlıyor.
Kasko Poliçesi Rakamları
2025 yılının ilk 11 ayında trafikteki 32.5 milyon aracın yalnızca 8.7 milyonu kasko poliçesi yaptırdı. Bu araçlar için toplam düzenlenen poliçe tutarı 126 milyar TL olurken, ortalama poliçe prim tutarı ise 14 bin 600 TL olarak gerçekleşti. Yani trafikteki her 10 araçtan sadece 3’ünde kasko poliçesi bulunuyor. Bu araçların zararları sigorta şirketlerince karşılanırken, geri kalan araç sahipleri olası bir kazada büyük maddi yüklerle karşı karşıya kalıyor.
Sigorta Primlerinde Artış Beklentisi
Sigorta Acenteleri Derneği Başkanı Ayhan Çalık, geçtiğimiz yıla oranla sigorta prim tutarlarının ortalama yüzde 15 civarında artmasını beklediklerini açıkladı. Araç tipine göre farklılık göstermekle birlikte ortalama kasko ücretlerinin 17 bin TL seviyelerinde gerçekleşeceğini belirtti. Çalık, araç sahiplerinin büyük oranda kasko yaptırmamaları nedeniyle olası bir kaza durumunda çok büyük maddi külfetlerle karşılaştıklarını vurguladı.
Ekspertiz ve Yedek Parça Sorunları
Ankara Oto Sanatkarları Esnaf Odası Başkanı Mustafa Arslanoğlu ise sigorta şirketlerinin hasar tespiti için kendi ekspertizlerini görevlendirmesi nedeniyle sorunlar yaşandığını dile getirdi. Arslanoğlu, “Ekspertiz, sigorta şirketine az masraf çıkması için tamir edilmeyecek kısımlara bile tamirat yazıyor. Bu durumda araç yenisi gibi olmuyor ve vatandaş ile oto tamirci karşı karşıya kalıyor” dedi. Ayrıca sigorta şirketlerinin merdiven altı üreticilerden eşdeğer adı altında orijinal olmayan yedek parçalar getirmesi de büyük bir sorun olarak öne çıkıyor.
Bakanlık Havuz Sistemi
Bu sorunların Hazine Bakanlığı’na iletildiğini belirten Arslanoğlu, bakanlığın ekspertizler için havuz sistemi üzerinde çalıştığını açıkladı. Yeni uygulama hayata geçtiğinde sigorta şirketlerinin istediği ekspertiz değil, havuzdan görevlendirilen bağımsız ekspertizler hasar tespitinde görev alacak. Bu sistemin hem vatandaş hem de tamirciler için daha adil sonuçlar doğurması bekleniyor.

