Türk Tabipleri Birliği, 2026 yılının ikinci dönemi için geçerli olacak Özel Hekimlik Uygulamaları katsayısında yüzde 39,96'lık bir artış gerçekleştirdi. Bu artış Türkiye Sigorta Birliği (TSB) tarafından yapılan açıklamalarla tartışmaya açıldı. TSB, katsayı artırımıyla ilgili değerlendirmesinde, yıllık artış oranının özel sağlık sigortası prim hesaplamalarına referans olan resmi ekonomik göstergeleri geçtiğini vurguladı. Açıklamada, sağlık hizmetlerinin fiyatlandırılmasıyla ilgili olarak tüm tarafların görüşlerinin alınmasının önemine işaret edildi.
TTB TARAFINDAN AÇIKLANAN YENİ KATSAYILAR
Türk Tabipleri Birliği (TTB), 2026 yılının ikinci yarısında geçerli olacak hekim ücretlerini duyurdu. Yapılan açıklamada, "Ülkemizdeki mevcut enflasyon rakamları göz önünde bulundurularak, çeşitli kaynaklardan elde edilen verilerle oluşturduğumuz 'TTB Enflasyon Sepeti' ile birlikte yüzde 2'lik bir refah payı eklenerek yeni HUV katsayıları belirlenmiştir. Bu düzenleme, 1 Temmuz 2026 tarihinde uygulanmaya başlayacak ve 1 Temmuz 2025 ile 1 Temmuz 2026 tarihleri arasındaki katsayı artışının toplamda yüzde 39,96 oranında olduğu açıklanmıştır" denildi. Bu açıklama, hekimlerin ve sağlık hizmeti sunucularının hizmet bedellerini etkileyen önemli bir gelişme olarak kaydedildi.
TSB'DEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
TSB, özel hekimlik uygulamaları katsayısındaki artışlarla ilgili kamuoyuna bilgi verdi. Açıklamada, Türk Tabipleri Birliği'nin 2026 yılı ikinci dönemindeki katsayı artış oranının yüzde 20,18 olarak duyurulduğunu hatırlatırken, yapılan hesaplamalarda ilk kez enflasyon verilerine ek olarak yüzde 2'lik "refah payı" eklendiğinin altı çizildi. Bu değişiklikle birlikte, 2026 Ocak ayında muayene katsayılarına yapılan yaklaşık yüzde 8'lik artışın yıllık etkisi göz önünde bulundurulduğunda, sağlık hizmeti sunum maliyetlerinin toplam artış oranının yüzde 42'ye ulaştığı düşünüldüğü kaydedildi. TSB, bu çerçevede açıklamalarını derinleştirdi.
RESMİ EKONOMİK GÖSTERGELERİN YÜKSEKTAHA
Buna karşın, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Mayıs 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 32,61 olarak belirlenmiştir. Haziran ayı verileri henüz açıklanmadı, ancak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre önümüzdeki aylarda yıllık enflasyonun yaklaşık yüzde 32-33 arasında seyredeceği tahmin edilmektedir. Bu bağlamda, HUV katsayılarındaki yıllık artışın, özel sağlık sigortası prim hesaplarında göz önünde bulundurulan resmi ekonomik göstergelerden daha yüksek olduğunu söylemek mümkündür. Bu durum, sağlık hizmeti sunum maliyetlerini etkileyen temel bir unsur olarak, özel sağlık sigortası sisteminin mali yapısını önemli ölçüde etkilemektedir.
ÖZEL SAĞLIK SİGORTALARININ Önemi
Özel sağlık sigortaları, milyonlarca vatandaşın kaliteli ve hızlı sağlık hizmetlerine erişimini sağlayan, kritik bir sağlık finansmanı mekanizmasıdır. Bu sistemin sürdürülebilirliği, sağlık hizmet sunucuları, doktorlar, sigorta şirketleri, kamu otoriteleri ve sigortalılar arasında dengeli ve öngörülebilir bir mali yapının korunmasına bağlıdır. Sağlık hizmeti sunumundaki fiyat artışlarının, özel sağlık sigortası sistemini nasıl etkileyeceği ve bu sistemin gelecekteki sürdürülebilirliği konusunda kaygılar artmıştır. Bu denge sağlandığı takdirde, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimi daha güvenilir hale gelecektir.
Sağlık sigortasında bu yıl ilk kez “refah payı” uygulaması hayata geçirildi. Sağlık sigortası primleri, çeşitli dinamiklerin bir araya gelmesiyle belirleniyor. Bu dinamikler arasında sağlık hizmeti maliyetleri, sigortalının yaş grubu değişiklikleri, hasar olayları, sağlık hizmetlerinden yararlanma eğilimleri ve kamu otoriteleri tarafından sunulan ekonomik göstergeler yer almaktadır. Bu nedenle, maliyet artışları primlerin belirlenmesinde tek başına etkili olmamakla birlikte, yaşa dayalı risk artışı ve aktüeryal unsurların da mutlaka dikkate alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Ancak HUV katsayısındaki yaklaşık yüzde 42 oranındaki maliyet artışının doğrudan sigortalının primine yansıması mümkün olmayabilir. Bazı sigortalılar için yaş grubu değişikliği nedeniyle prim artış oranları daha yüksek olabilmektedir.
REFAH PAYI YAKLAŞIMI VE ETKİLERİ
HUV katsayısının hesaplanmasında ilk kez benimsenen “refah payı” yaklaşımı, geçmişte uygulanan yöntemlerden farklı bir anlayışa işaret etmektedir. Eğer benzer uygulamalar ilerleyen dönemlerde de devam ederse, sağlık sigortacılığı açısından maliyet öngörülebilirliği azalabilir. Bu durum, uzun vadeli aktüeryal planlamayı zorlaştırdığı gibi, sigortalılar üzerindeki prim yükünü de artırma potansiyeli taşımaktadır. Sağlık hizmetlerinin maliyet yapısındaki belirsizlikler, sigorta şirketlerinin yanı sıra sigortalıların da uzun vadede sağlık hizmetlerine erişimini zorlaştırabilir.
ORTAK GÖRÜŞ VE ŞEFFAFLIK ÖNEMLİ
Sigorta sektörünün sağlıklı bir biçimde işlemesi ve sigortalıların sağlık hizmetlerine erişiminin kesintisiz devam etmesi açısından öngörülebilir maliyet yapıları büyük bir öneme sahiptir. Sağlık hizmet sunumuna ilişkin ücret artışlarının belirlenmesi süreçlerinde, sağlık hizmeti sunucuları, sigorta sektörü ve diğer ilgili tarafların görüşlerinin dikkate alınması gerekiyor. Ortak verilere dayanan, şeffaf ve sürdürülebilir bir yaklaşım benimsemek, hem sağlık hizmetleri ekosisteminin hem de özel sağlık sigortası sisteminin sağlıklı bir şekilde işlemesi açısından kritik bir değer taşımaktadır.
TÜRKİYE SİGORTA BİRLİĞİ'NİN HEDEFLERİ
Türkiye Sigorta Birliği olarak amacımız, sadece makroekonomik verilere odaklanmak ya da hekimlerimizin hak ettiği refah artışını kısıtlamak değil. Bunun yerine, kontrolümüz dışındaki maliyet dinamiklerinin sigortalıların ödeyebileceği prim seviyelerini aşmasını önlemek için ortak, şeffaf ve kararlı bir zeminin oluşturulmasını sağlamak temel hedefimizdir. Bu, yalnızca sektör için değil, tüm sağlık hizmetleri ekosistemi için faydalı bir yaklaşım sunacaktır. Hem sigortalıların hem de sağlık hizmet sunucularının menfaatlerini gözeten bir yaklaşım, sektörün sürdürülebilirliğini de destekleyecektir.
