Sigorta Post Genel Sigorta Sektöründe Değer Kaybı Krizi: 2025’de 25 Milyar TL'lik Zarara Hazır Olun!

Sigorta Sektöründe Değer Kaybı Krizi: 2025’de 25 Milyar TL'lik Zarara Hazır Olun!

Değer Aksigorta Genel Müdür Yardımcısı Soner Akkaya, "Sigortacı Kafası" programında yaptığı açıklamada 2024 yılında değer kaybı tazminatlarının 19 milyar TL’ye ulaşacağını belirtti. Akkaya, bu durumu mevzuat eksiklikleri ve gerçek değer kaybı hesaplamalarındaki sorunlarla ilişkilendirdi.

Okunma Süresi: 5 dk

Aksigorta Genel Müdür Yardımcısı Soner Akkaya, trafik sigortalarında özellikle değer kaybı konusunu detaylı bir şekilde ele aldı. Değer kaybı, çoğu zaman kaza sonrası onarılan araçların ikinci el piyasasındaki değer düşüklüğünü ifade eden önemli bir terim olarak öne çıkıyor.

Değer Kaybının Tanımı ve Önemi

Soner Akkaya, değer kaybı kavramının bir aracın kaza öncesi ve sonrası piyasa değerleri arasındaki farkı anlattığını vurguladı. Bir aracın satış bedelini etkileyen faktörler arasında marka, model, yaş, kilometre ve önceki hasar kayıtlarının bulunduğunu belirterek, bu unsurların değer kaybını doğuran temel etkenler olduğuna dikkat çekti. Özellikle, bir araç iyi bir şekilde tamir edilse bile, geçmişte yaşadığı kazalar nedeniyle ikinci el piyasasında bir değer kaybı izinin sürdüğünü ifade etti. Bu durum, araç sahipleri için finansal bir kayıplara yol açabiliyor ve bu nedenle sigorta poliçelerinde değerlendirilen hasar türlerinden biri haline geliyor.

Değer Kaybının Tazmin Edilmesi

Akkaya, değer kaybının, genelde bir aracın satışı itibariyle netleştiği görüşüne katılmakla birlikte, bazı mahkeme kararlarının satış gerçekleşmeden de tazminat talep edilebileceğini kabul ettiğini öne sürdü. Uygulamada, mahkeme içtihatlarının değer kaybının tazmini için satışa gerek olmadığını belirttiğini ifade eden Akkaya, bu durumun zamanla sigorta poliçelerinde kalıcı bir uygulama haline dönüştüğünü kaydetti. Böylece, bu uygulama başlangıçta sınırlı olmasına rağmen, genel şartlara dahil edildi ve artık trafik sigortası kapsamındaki hasar türü haline dönüştürüldü.

Değer Kaybı Tazminatında Mevzuat Boşluğu

2021 yılında Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenen hesaplama formülünün ardından, değer kaybı tazminatlarının hesaplanmasında uzun süreli tartışmalar yaşandığına dikkat çeken Akkaya, bu formülün sektörde ortak bir söylem oluşturduğunu kaydetti. Ancak, Anayasa Mahkemesi'nin 2023 yılındaki iptali ile birlikte bu konuda ciddi bir mevzuat boşluğu oluştu. Yeni düzenleme yapılmadığı için hesaplama yöntemleri tamamen yoruma dayalı bir duruma düştü. Bu değişiklik, sigorta şirketleri ve hak sahipleri arasında belirsizlik yarattı ve tazminat taleplerinin karmaşık hale gelmesine neden oldu.

Açıklanan Rakamlar ve Eğilimler

Son dönemde değer kaybı hasarlarının artış gösterdiğini belirten Akkaya, 2017 yılından bu yana sigorta sektörünün işlediği değer kaybı dosyası sayısının 600 bini aştığını açıkladı. 2022 yılında değer kaybı ödemelerinin toplam trafik hasarları içindeki oranının %13-14 civarında olduğunu belirten Akkaya, 2024 yılı itibarıyla bu oranın %23’e çıkmasının beklendiğini söyledi. Ayrıca, 2022’de 3 milyar TL olan değer kaybı ödemesinin 2023’te 7,5 milyar TL’ye, 2024'te ise 19 milyar TL’ye ulaşması öngörülüyor. Bu artışın yalnızca enflasyon ya da araç fiyatlarının yükselmesi ile açıklanamayacağını vurguladı, esas nedenin yasal boşluk ve hesaplama yöntemindeki belirsizlik olduğunu belirtti.

Her Kazanın Değer Kaybı Oluşturmadığı Bilgisi

Akkaya, değer kaybı ile maddi hasarın sıklıkla karıştırıldığını vurguladı ve her kaza durumunun değer kaybı oluşmadığını ifade etti. Bir aracın değer kaybı talep edebilmesi için kazada herhangi bir kusurunun bulunmaması gerektiğini belirten Akkaya, tek taraflı kazalar ya da sürücünün kusurlu olduğu durumlarda değer kaybının tazmin edilmediğini açıkladı. Ayrıca, değer kaybı talepleri için iki yıllık bir zamanaşımı süresi bulunduğunu da hatırlatarak, bu durumun önemine dikkat çekti.

Tahkim Başvurularındaki Artış ve Sonuçları

Anayasa Mahkemesi'nin kararının ardından, sigorta şirketleri ile hak sahipleri arasındaki anlaşmazlıkların arttığını belirten Akkaya, Sigorta Tahkim Komisyonu’na yapılan başvuruların %95’inin trafik branşında olduğu ve bunların %60’ının değer kaybı dosyalarından oluştuğunu kaydetti. Tahkim süreçlerindeki değer kaybı dosyalarının artırmasının nedenine dikkat çeken Akkaya, sigorta şirketinin eksperinin hesapladığı tutar ile tahkim bilirkişisinin hesapladığı tutar arasında büyük farklılıklar olduğunun altını çizdi.

Yeni Hesaplama Yöntemi: Real Değer Kaybı Dönemi

Akkaya, Anayasa Mahkemesi'nin iptali sonrasında ortaya çıkan "real değer kaybı" hesaplama anlayışının sektörde oluşan belirsizliği daha da artırdığını ifade etti. Bu sistemde, araçların kaza öncesi ve sonrası piyasa değerlerinin karşılaştırılması yapılıyor. Ancak bu yöntem, herhangi bir objektif veriye dayanmamaktadır. Sonuç olarak, aynı araç için farklı eksperler tarafından farklı değerler çıkması mümkün. Bu durum, hem sigorta şirketleri için ekstra maliyetler oluşturmakta hem de sigortalıların risk altına girmesine sebep olmaktadır. Bu nedenle uzmanlar, belirsizliklerin giderilmesi adına daha standart bir hesaplama metodolojisinin geliştirilmesi gerektiğini savunuyor.

Sektörün Geleceği ve Yeni Çözüm Önerileri

Akkaya, sektörün geleceğine dair olumlu düşüncelerini paylaşarak, sigortacılığın büyük bir potansiyele ve uluslararası entegrasyona sahip olduğunu ifade etti. Ayrıca, gençlere sigorta sektörüne yönelmeleri için çağrıda bulunarak, bu alanda kariyer imkanlarının hızla arttığını belirtti. Akkaya, sektörde yaşanan belirsizliklerin giderilmesi için ortak bir hesaplama metodolojisinin oluşturulması gerektiğini savunarak, daha önceden oluşturulan hesaplama cetvellerinin tekrar gündeme getirilmesini önerdi. Bu konu, sektör içerisinde her kesimin neyle karşılaşacağını bilmesi açısından son derece önemli olduğunu ifade etti ve yeni düzenlemenin kesinlikle kanun düzeyinde yapılması gerektiğine dikkat çekti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *