Sigorta Post Genel Ortadoğu'daki gerginlik deniz sigortasını altüst etti !

Ortadoğu'daki gerginlik deniz sigortasını altüst etti !

Ortadoğu’da tırmanan gerilim, deniz sigortası piyasasında doğrudan etkisini gösterirken, Hürmüz Boğazı ve çevresinde artan saldırılar sigortalanabilirlik sınırlarını yeniden gündeme taşıdı.

Okunma Süresi: 4 dk

Ortadoğu'da artan gerginlik, deniz sigortası sektöründe önemli dalgalanmalara yol açtı. Hürmüz Boğazı ve çevresinde meydana gelen saldırılar, sigorta teminatlarını tekrar gündeme getirdi. Savaş riski teminatlarının geri çekilmesi, sigorta primlerinin hızla artması ve deniz operasyonlarının aksamasının sonucunda yaklaşık 20 bin denizcinin bu bölgede sıkışıp kaldığı kaydediliyor.

SON GELİŞMELER VE KAYIPLAR

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, 6 Mart 2026'da Hürmüz Boğazı'nda meydana gelen saldırı sonucu, en az dört denizcinin hayatını kaybettiğini ve üç denizcinin de ağır yaralandığını açıkladı. Dominguez, "Denizciler hedef olmamalı" diyerek durumu "kabul edilemez ve sürdürülemez" bir hale getirdi. Bu bağlamda, denizcilerin korunmasına yönelik acil çağrılarda bulunurken, seyrüsefer serbestliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı. Artan saldırılar, denizcilerin görevlerini yerine getirmeleri üzerinde ciddi tehditler oluşturuyor.

ARMATÖRLERİN TEDBİRLERİ

Risklerin artması, birçok armatörün seferlerini durdurmasına veya alternatif güzergahlara yönelmesine sebep oldu. Basra Körfezi'nde binlerce denizci, yüksek risk altında beklemek zorunda kalırken, bu durum deniz ticaretine ciddi etkiler yaratıyor. Armatörler, artan riskler doğrultusunda gemi seferlerine dair aldıkları kararları gözden geçiriyorlar. Bu gecikmeler ve operasyon aksaklıkları, hem maddi kayıplara hem de sağlık güvenliğine dair tedirginliklere yol açıyor.

WAR RISK TEMİNATLARINDAKİ GERİ ÇEKİLME

28 Şubat'ta ABD ve İsrail tarafından İran'a yönelik başlatılan askeri operasyonlar, deniz sigortası piyasasında savaş riski teminatlarına ilişkin geniş çaplı bir geri çekilme sürecini tetikledi. Çeşitli sigorta şirketleri, İran ve çevresindeki sulara uygulanacak teminatları iptal etme yoluna gitti. Bu durum, bölgeden geçiş yapmayı hedefleyen gemi sahiplerini ya yüksek primlerle özel teminatlar almaya ya da rotalarını değiştirmeye zorladı. P&I kulüpleri ve tekne savaş sigortası sektörü, füze saldırıları ve drone tehditleri gibi unsurların artmasıyla, risk profilini tamamen gözden geçirerek yeni stratejilere yönelmek durumunda kaldı.

SÖZLEŞME GEREKLİLİKLERİ VE BELİRSİZLİKLER

Sigorta iptalleri, navlun sözleşmelerinde savaş, güvenli liman ve rota değişikliği ile ilgili maddeleri yeniden göz önüne çıkardı. Bir geminin operasyon sırasında teminatını kaybetmesi veya hedef limanın riskli bölgede yer alması, taraflar arasında nasıl bir yaklaşım sergileneceği konusunda belirsizliklere neden oluyor. Araç brokerları, kapsam dışı alanların belirlenmesi ve bildirim sürelerinin farklı yorumlanması nedeniyle artan uyuşmazlıklar ile karşı karşıya kalıyor. Özellikle "çevre suları" gibi belirsiz tanımlar, hasar durumlarında sigorta kapsamına dair anlaşmazlık riskini artırıyor.

Bölgede artan elektronik müdahale riskleri, hasar süreçlerinde de yeni sorunları gündeme getiriyor. GPS ve AIS sistemlerine yönelik yapılan müdahalelerin bir zarar doğurması halinde, bu zararın hangi kapsamda değerlendirileceği önemli bir mesele olarak öne çıkıyor. Söz konusu hizmetlerin mevcut poliçeler içerisinde, savaş, siber saldırı veya standart tekne-makine poliçeleri altında mı ele alınacağı, sigorta sektörü açısından kritik bir tartışma alanı oluşturmaktadır.

Hasar Değerlendirmelerinde Yeni Sorular

Bu ayrım, sigorta poliçelerindeki muafiyetlerin ve alt limit uygulamalarının belirlenmesi açısından büyük bir önem taşımaktadır. İlgili zarar durumlarının hangi kapsamda ele alınacağı, sigorta şirketlerinin nasıl bir yaklaşım sergileyeceğini belirleyecek faktörlerden biridir. Elektronik sistemlerin hasar süreçlerine dahil edilmesi, sektördeki geleneksel normların sorgulanmasına yol açarken, aynı zamanda yenilikçi çözümler geliştirilmesine de ihtiyaç duyulmaktadır. Kapsamın net olarak belirlenememesi, hem sigortalayan hem de sigorta şirketleri için belirsizlikler yaratmakta ve bu da daha karmaşık bir süreç oluşturmayı beraberinde getirmektedir. Hasar süreçlerinin yönetiminde, bu tür yeni sorunların üstesinden gelmek için alternatif stratejilerin geliştirilmesi gereklidir.

Mürettebatın Durumu ve Sigorta Yükümlülükleri

İnsani boyutlar, kriz dönemlerinde sigorta yükümlülüklerini de derinlemesine etkiliyor. Bölgede yaklaşık 20 bin denizcinin mahsur kalması, gemi sahipleri ve P&I kulüpleri açısından mürettebatın ruhsal sağlığı, geri dönüş süreçleri ve devam eden ücret ödemeleri gibi sorumlulukları gündeme getiriyor. Denizcilerin yüksek riskli bölgelere gitme taleplerinde azalma yaşanabileceği gibi, bu durum iş güvenliği konularında yeni taleplere yol açabilir. Ayrıca, can kaybı veya yaralanma durumlarında, olası sorumlulukların P&I teminatı kapsamında değerlendirileceği belirtiliyor. Ancak, savaş istisnaları ve yaptırımlar, tazminat süreçlerinde ekstra zorluklar yaratabilmektedir. Bu karmaşık yapı, sigorta süreçlerinin dikkatli bir şekilde ele alınmasını gerektiriyor.

Reasürans Piyasasındaki Riskler ve Gözlemler

Körfez’deki gelişmeler, reasürans piyasasında potansiyel sistemik riskler üzerinde endişeleri artırmış durumda. Birden fazla tanker veya LNG gemisini etkileyebilecek büyük çaplı bir olay, birçok branşta eş zamanlı hasarların yaşanmasına sebebiyet verebilir. Gemi trafiğinin yoğun olduğu dar bölgelerde, yaşanan bir saldırının birden fazla hasarı tetikleme olasılığı oldukça yüksektir. Uzmanlar, mevcut durumun jeopolitik gerginliklerin sigorta sektöründeki etkilerinin yanı sıra, fiyatlama ve sigortalanabilirlik sınırları üzerinden tartışılması gerektiğini belirtmektedir. Bu süreçte, savaş riski teminatlarının geri çekilmesi ve risklerin ya kapsam dışına alınması ya da yüksek primle fiyatlandırılması, sektörün risk iştahını yeniden tanımlamış durumdadır. Tüm bu dinamikler, deniz sigortasında sınırların zorlandığını göstermektedir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *