Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, deniz ticaretindeki aksamaların yanı sıra savaş riski sigortası maliyetlerinde önemli artışlar ve gemi geçişlerindeki yavaşlıkla birlikte, lojistik sektörünün risk yönetimindeki önemini yeniden gözler önüne serdi. Bölgedeki gelişmeler; navlun, teslimat süreleri, taşıyıcı sorumluluğundan yük sigortasına kadar birçok alanda belirsizlik yarattı. Bu bağlamda, Türkiye Sigorta Birliği ile LojiDer'in iş birliğiyle düzenlenen "Lojistik Sektöründe Sigorta Türleri" konulu webinar, bu konuları derinlemesine ele almak üzere 17 Mart 2026 tarihine odaklandı. Webinar moderatörlüğünü üstlenen Türkiye Sigorta Birliği Koordinatörü Canan Ceyda Coşar, sektördeki temel konulara dair bilgiler verdi.
Webinarın Temel Amaçları
Webinarın açılışında Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Atilla Oksay, etkinliğin salgın sonrası yayılan belirsizlikler karşısında güvenli bir lojistik ortam oluşturmayı hedeflediğini ifade etti. Oksay, lojistik sektörünün ticaretin sürdürülebilirliğine olan katkısına dikkat çekerek, tedarik zincirinde karşılaşılan risklerin doğru yönetilmesinin önemine vurgu yaptı. Özellikle, lojistik süreçteki ürünlerin güvenliği açısından taşıyıcı sorumluluğu sigortalarının devreye girmesi gerektiğini belirtti. Uygulamada yaşanan karışıklıkların önüne geçmek için CMR ve FFL gibi sigorta ürünlerinin kapsamlarının netleştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
LojiDer'in Vurguları
Webinarın bir diğer önemli konuşmacısı olan LojiDer Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kayıhan Özdemir Turan ise lojistiğin sadece taşıma işlevi olmadığını, aynı zamanda sipariş yönetimi, gümrükleme ve depo hizmetleri gibi pek çok alanı kapsadığını belirtti. Turan, sigorta mekanizmalarının, lojistik süreçlerin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ifade ederek sektör içindeki sinerjinin artırılması gerektiğini savundu. Türkiye Sigorta Birliği ile kurulan yakın bağlantının, sektör açısından çok değerli olduğunu vurgulayan Turan, eksikliklerin tamamlanmasıyla güvenli ve etkili bir lojistik hizmet sunmanın mümkün olabileceğini söyledi.
FFL Sigortasının Önemi
Webinarın teknik sunumlarından birinde Aksigorta Nakliyat, Sorumluluk ve Özel Riskler Grup Müdürü Behiye Yücetürk, freight forwarder liability (FFL) sigortasının, taşıma işi yapan firmaların hukuki ve operasyonel sorumluluklarını güvence altına alan bir ürün olduğunu açıkladı. Yücetürk, FFL sigortasının sadece forwarder’ın kendi hatalarıyla sınırlı kalmayıp, alt taşıyıcıların hatalarına karşı da koruma sunduğunu belirtti. Taşıma sürecinin organizasyonunu üstlenen forwarder’ların, sözleşmeler gereği yalnızca taşıma değil, depolama ve elleçleme gibi süreçlerde de sorumluluk taşıdığını ifade etti.
CMR ve Emtia Sigortaları Arasındaki Farklar
HDI Sigorta'dan Sevgi Gül, CMR sigortasının kapsamını detaylandırarak, poliçenin yükü değil, taşıyıcının sorumluluğunu sigortaladığını vurguladı. Gül, CMR poliçesinin zorunlu olmadığını ancak birçok firma tarafından ticari uygulamalar nedeniyle yaygın olarak kullanıldığını belirtti. Bu sigorta türünün taşımanın iki farklı ülke arasında yapılmasını gerektirdiğinden bahsederek, Türkiye'nin 1995 yılında CMR Konvansiyonu'na taraf olduğunu hatırlattı. CMR poliçesi ile emtia poliçesinin farklı işlevler üstlendiğini söyleyen Gül, bu iki poliçenin birbirinin alternatifi olmadığını belirtti.
Yurt İçi Taşıyıcı Sorumluluk Poliçesi
Webinarda ele alınan konulardan biri de yurt içi taşıyıcı sorumluluk poliçesiydi. Sevgi Gül, bu poliçenin, taşıyıcının sorumluluğunu kapsadığını ve süreç içinde meydana gelebilecek fiziksel hasarları değerlendirdiğini açıkladı. Ayrıca, yurt içi taşımalar sırasında yükün teslim alınması ve teslim edilmesi arasında makul süreli ara depolamaların da poliçe kapsamına girdiğini belirtti. Gül, 2012 yılında yapılan Türk Ticaret Kanunu değişiklikleri sayesinde tazminat hesaplarının daha net hale geldiğini ve bu kapsamda taşıyıcıların sorumluluklarını sigortacıyla açıkça paylaşmalarının önemini vurguladı.
Doğru Bilgi Sağlamanın Önemi
Webinarda, taşıyıcıların ciro beyanı konusundaki yanlış uygulamalara da değinildi. Sigorta poliçelerinin büyük ölçüde beyana dayanarak düzenlendiğini ifade eden Sevgi Gül, doğru bilgilendirme yapılmamasının poliçe sağlığını zayıflattığına dikkat çekti. Ayrıca, TİO belgesi olan firmaların hangi poliçe türünü tercih etmeleri gerektiğinin önemini vurguladı. TİO Yönetmeliği’ne göre belge sahiplerinin doğru poliçeyi yaptırmaları gerektiğine dikkat çeken Gül, mevcut verilerin detaylandırılmasının zorluğuna işaret etti.
Sonuç ve Gelecek Perspektifleri
Webinar, lojistik ve sigorta sektörlerinin entegrasyonu ve karşılıklı anlayışlarının artması gerektiğini bir kez daha gösterdi. Her iki sektörün paydaşlarının ortak dil eksikliğinin, yaşanan sorunlara yol açtığı vurgulandı. Bu bağlamda, sektördeki eksikliklerin giderilmesi ve gelecekte benzer eğitimlerin yapılması, lojistik hizmetlerin daha güvenli ve rekabetçi hale gelmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu tür eğitimlerin ve aktivitelerin sürekliliği, sektörde sağlıklı bir gelişim için kritik rol oynayacaktır.
