Sigorta Post Genel Gümüş Ekonomi, hayat sigortasında yeni fırsatlar ve zorluklar yaratıyor

Gümüş Ekonomi, hayat sigortasında yeni fırsatlar ve zorluklar yaratıyor

Swiss Re, demografik değişimlerin hayat sigortası sektörünü dönüştüreceğini belirtiyor. 2050'de gelişmiş ekonomilerde 65 yaş ve üzeri bireylerin oranı artacak; bu durum, sigorta ürünlerinin tasarım ve sunumunu yeniden şekillendirecek. Uzun vadeli bakım ve varlık yönetimi önem kazanacak.

Okunma Süresi: 3 dk

Swiss Re, demografik değişimlerin hayat sigortası sektörünü önümüzdeki yıllarda köklü bir şekilde değiştireceği uyarısında bulundu. Şirket, 2050 yılı itibarıyla gelişmiş ülkelerde insanların yaklaşık dörtte birinin 65 yaş veya üzerinde olacağını öngörüyor. "Gümüş Ekonomi" olarak adlandırılan bu dönem, yaşlanmanın getirdiği yeni ihtiyaçlarla birlikte finansal ürünlerin ve koruma yöntemlerinin de dönüşümünü beraberinde getirecek. Swiss Re, uzun yaşam sürelerinin, azalan doğum oranlarının ve yaşlı nesiller arasındaki artan servetin hayat sigortası pazarını nasıl etkileyeceğini detaylandırıyor.

Gelişen Demografi ve Hayat Sigortası

Yaşlanan bir nüfus, hayat sigortası sektörünün dinamiklerini değiştiriyor. Swiss Re’nin raporuna göre, 2025 ile 2050 yılları arasında gelişmiş ekonomilerde 65 yaş ve üstü bireylerin sayısında %35’lik bir artış bekleniyor. Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler, bu yaş grubundaki nüfus oranlarının %30’unu geçtiği için bu dönüşüm süreci daha da belirgin hale geliyor. Yaşlı bireylerin sahip olduğu zenginlik de giderek artarak daha üst yaş gruplarında yoğunlaşıyor. Özellikle ABD’de 55 yaş üzerindeki bireylerin elinde yaklaşık 120 trilyon ABD doları varlık olduğu hesaplanıyor. Bu durum, sadece sigorta sektörü için değil, aynı zamanda finansal sistemin genel yapısı için de önemli bir tehdit ve fırsatlar sunuyor.

Yeni Ürün İhtiyaçları

Geleneksel hayat sigortası modellerinin yerini, bireylerin tasarruflarını yönetmelerine, emeklilikte gelirlerini korumalarına ve sağlık gibi kişisel harcamalarını gerçekleştirebilmelerine olanak tanıyan ürünler alması gerekecek. Swiss Re Life & Health Reinsurance CEO’su Paul Murray, bu yeni nesil müşteri ihtiyaçları doğrultusunda inovasyonun kaçınılmaz olduğuna dikkat çekerek, sigorta sektörünün 65 yaş üzerindeki bireyler için sunduğu ürünleri yeniden yapılandırma fırsatına sahip olduğunu belirtiyor. Artan yaşlı nüfusla birlikte, emeklilik döneminde güvenilir gelir kaynaklarının önemi artıyor. Özellikle, kalıcı gelir yaratan ve varlık tüketimini minimize eden anüiteler gibi ürünler, daha fazla talep görüyor.

Uzun Süreli Bakım İhtiyaçları

2050 yılına kadar Avrupa'da 80 yaş ve üzeri nüfusun yaklaşık %80, Kuzey Amerika'da ise %120'den fazla artması bekleniyor. Bu durum, özellikle uzun süreli bakım sistemlerine yönelik talepleri artıracak. Şu anda, ABD'deki özel yaşlı bakım merkezlerinin yıllık ortalama maliyetinin yaklaşık 111,000 ABD doları olduğu göz önüne alındığında, bakım hizmetlerinin finansmanında yeni yöntemler geliştirilmesi gerektiği aşikâr. Swiss Re, uzun vadeli bakım teminatlarının yaşam veya kritik hastalık sigortasıyla entegre edilmesinin faydalı olabileceğini, özellikle Fransa gibi pazarlarda bunun başarılı bir şekilde uygulandığını belirtiyor.

Kanser Teminatına Yönelik Açıklar

Swiss Re, özellikle yaşlı bireyler arasında kanser sigortası konusunda ciddi koruma açıkları bulunduğuna dikkat çekiyor. Kanser teşhisinin ortalama yaşı 67 olduğundan, birçok kritik hastalık poliçesi bu yaştan önce sona eriyor. Bu noktada, sigorta şirketlerinin emeklilerin hem finansal hem de sağlık sorunlarıyla karşılaşmasını önlemek amacıyla, yaşlı bireyler için özel olarak düzenlenmiş kansere yönelik koruma paketlerini geliştirmeleri gerektiği vurgulanıyor. Örneğin, Tayland ve Kore’de bazı sigorta şirketleri, bu alandaki boşlukları kapatmak için yaşlı poliçe sahiplerine özel sağlık ürünleri sunmaya başladılar. Böylece hem maddi hem de tıbbi zorlukların üstesinden gelinmesine yardımcı olunması hedefleniyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *