Willis Araştırma Ağı'nın yayımladığı ‘Doğal Afet İncelemesi Ocak 2026’ isimli rapor, 2025 yılı itibarıyla doğal afetler sonucu sigortalı kayıpların 100 milyar doları aştığını ortaya koydu. Bu durum, küresel sigorta endüstrisinin bir önceki yıl olduğu gibi, üst üste altıncı kez bu eşiği geçmesiyle sonuçlandı.
2025 Yılı Kayipları ve Risk Analizi
2025 yılına ait kayıplar, bir önceki yıla göre yaklaşık 40 milyar dolar daha düşük olmasına rağmen, bu durumun doğal afet risklerinin azaldığını gösterdiği söylenemez. Özellikle ABD'de büyük kasırgaların yaşanmaması, buna rağmen kayıpların 100 milyar dolar seviyesini aşması, doğal afet risklerinin küresel ölçekte hala yüksek ve kalıcı olduğunu gözler önüne seriyor. WTW araştırmalarına göre, bu durum, doğal afetlerin artık yalnızca "istisnai" olaylar olmaktan çıkıp, sigorta endüstrisi için yeni bir standart haline geldiğini gösteriyor.
İkincil Risklerin Rolü Büyüyor
Son yıllarda raporda vurgulanan en önemli noktalardan biri, sigorta portföyleri üzerindeki baskının ikincil risklerden kaynaklandığıdır. Orman yangınları, şiddetli fırtınalar ve seller gibi bu tür olaylar, sigortalı kayıpları artan sıklıkla etkiliyor. WTW uzmanları, orman yangınlarının sigorta portföylerinde önemli dalgalanmalara neden olduğunu belirtiyor. Bu nedenle, sigorta ve reasürans şirketlerinin, risk modellemelerini güncelleyerek daha güncel veriler ve detaylı bilgi kullanmaları şart.
Sel Riskinin Yayılması ve Yeni Zorluklar
Raporda bir diğer dikkat çekici bulgu, artan yağışlarla birlikte sel riskinin geleneksel risk alanlarından çıkmasıdır. Bu durum, düşük riskli bölgelerde dahi kayıpların ciddi boyutlara ulaşmasına neden olabiliyor. WTW uzmanlarına göre, bu değişim sigorta şirketlerinin hem fiyatlandırma hem de teminat kapsamı açısından risk değerlendirme modellerini yeniden gözden geçirmesini zorunlu kılıyor. Düşük riskli alanlarda bile meydana gelen büyük kayıplar, sigorta sektörünün gelecekteki stratejilerini yeniden değerlendirmesini gerektirebilir.
Raporda iklim değişikliğinin doğal afetlerin dinamiklerini değiştirdiği ortaya konuluyor. Özellikle Kuzey Atlantik bölgesinde artan deniz sıcaklıkları, kasırga ve diğer doğal felaketlerin daha güçlü olmasıyla birlikte uzun süreli mevsimlere yayılmasına yol açıyor. Bu durum, sigorta sektörünün karşılaştığı risklerin kaçınılmaz olarak daha karmaşık bir hale gelmesine neden oluyor.
Doğal Afet Risklerinde Artış
WTW uzmanlarının dikkat çektiği bir diğer önemli nokta ise doğal afet risklerinin birçok faktörün bir araya gelmesiyle daha karmaşık olaylar şeklinde ortaya çıkması. Gelişmiş teknolojilerin ve veri analitiğinin artması, sigorta süreçlerinde karmaşıklığı daha da artırıyor. Özellikle iklim değişikliği nedeniyle beklenmedik hava olayları, sigorta şirketlerinin hasar süreçlerini zorlaştırıyor, bu da fiyatlama ve poliçe sunumu sırasında büyük zorluklar yaratıyor. Uzmanlar, bu karmaşık yapı içinde sigorta şirketlerinin kendilerini iyi hazırlamaları gerektiğini vurguluyor.
Gelişmiş Stratejilerin Önemi
WTW'nin değerlendirmelerine göre, 2025 yılı doğal afetleri açısından “ılımlı” bir yıl olarak görülebilir; ancak bu, sigorta sektöründe rehavete kapılmayı gerektirmemelidir. Sürekli artan doğal afet riskleri karşısında sigorta şirketlerinin daha etkin bir risk yönetimi stratejisi geliştirmesi şart. Uzmanlar, gelişmiş risk modelleme teknikleri, yüksek veri kalitesi, yatırımların dayanıklılığı ve etkin risk transferi stratejileri üzerinde daha fazla durulması gerektiğinin altını çiziyor. Bu, hem sigorta şirketlerinin hem de sigortalıların daha güvenli bir gelecek için hazırlık yapmasına olanak sağlayacak. Yani, doğal afetlerin etkileriyle başa çıkmak için uzun vadeli ve sürdürülebilir çözümler üretmek kaçınılmaz bir ihtiyaç haline geliyor.
