Boş Koridorlar, Küskün Acenteler: İzmir Bu Fuarı Neden Benimseyemedi?
Sigorta sektörü uzun süredir geniş katılımlı, ses getiren ve tüm paydaşları ortak bir vizyonda buluşturacak güçlü bir organizasyonun hasretini çekiyordu. Geçtiğimiz günlerde Fuar İzmir çatısı altında düzenlenen "Sigorta İzmir Fuar ve Zirvesi", tam da bu boşluğu doldurma iddiasıyla yola çıkmıştı. Ancak üç günlük takvimin ardından geriye kalan; büyük umutların yerini alan derin bir hayal kırıklığı ve sektör kulislerinde yüksek sesle dile getirilen haklı eleştiriler oldu.

Açık konuşalım: İzmir, bu fuarı ilk rauntta hiçbir şekilde benimseyemedi.
Bir şehrin fuara ev sahipliği yapması, sadece kapılarını açıp alan tahsis etmesi demek değildir. Kentin sinerjisiyle, yerel acentelerin ve dinamiklerin katılımıyla o etkinliği sahiplenmesi gerekir. Ne yazık ki İzmir’de bu heyecanın kırıntısını bile göremedik. Fuarın ruhu sönük, atmosferi ise İzmir'in o bilinen enerjisinden oldukça uzaktı.
Fuar alanını gezen herkesin ortak tespiti, katılımcı profilinin ve sayısının beklentilerin çok altında kalmasıydı. Türkiye’de aktif olarak faaliyet gösteren 71 sigorta şirketi var. Peki, bu devasa pastadan İzmir’e kaç şirket çıkarma yaptı? Söylemeye dilimiz varmıyor ama sayı iki elin parmaklarını bile geçmedi!
Türkiye ekonomisinin can damarı olan, milyarlarca liralık fonları yöneten dev sigorta şirketlerini, sektöre yön veren güçlü aktörleri bu organizasyonda göremedik. Sektörün amiral gemilerinin büyük kısmı fuara sırtını dönmüş, nedendir bilinmez adeta "biz bu işin içinde yokuz" mesajı vermişti. Masalarda muhatap bulamayan acenteler haklı olarak isyan etti.
Katılımcı kalitesinin ve sayısının bu denli düşük tutulması, "fuar yapmış olmak için fuar yapmak" mantığından öteye geçemediğini açıkça kanıtlıyor.
Buraya kadar yazdıklarımız madalyonun karanlık yüzüydü. Ancak tüm bu organizasyon bozukluklarına, vizyonsuz planlamaya ve katılım azlığına rağmen pes etmeye niyetimiz yok.
Biz bu eleştirileri fuarı tamamen silip atmak için değil, aksine bu organizasyonun gelecekte hak ettiği yere gelebilmesi için yapıyoruz. Sektör olarak İzmir’deki bu buluşmayı destekliyoruz ve ileriki yıllarda çok daha güçlü, ayakları yere basan bir fuar olarak geri dönmesini istiyoruz. Çünkü sigorta sektörünün İstanbul dışına çıkmaya, Anadolu’daki acentesiyle kucaklaşmaya ve İzmir gibi bir vizyon şehrinin enerjisine ihtiyacı var.

Sözün özü ilk deneme sınıfta kalmıştır; bu gerçeği kimse inkâr edemez. Umarız organizasyon komitesi, şirketler ve sektörü yönetenler, Fuar İzmir'in boş koridorlarından ve yükselen bu haklı çatlak seslerden gerekli dersleri çıkarır.
Bu yıl sırtını dönen 71 şirketi önümüzdeki yıllarda o koridorlarda görmek, İzmir halkına ve yerel acentelerine bu fuarı benimsetmek hepimizin görevidir. İlki hayal kırıklığı yaratmış olabilir, ancak gelecekteki İzmir Sigorta Fuarı’nın sektörün gerçek aynası olması için şimdiden kolları sıvamalıyız.
