Son beş yıl boyunca ülkemizdeki en fazla kazanan sektörler büyük ölçüde benzer kalmıştır. Ancak bu sektörlerin elde ettiği gelirlerin detaylarına baktığımızda, faiz gelirleri gibi, sıkışan ekonomi ile doğrudan bağlantılı olan unsurların ön plana çıktığını görebiliyoruz. Her birimizin en çok ödediği maliyet kalemlerinden biri olarak faiz ödemeleri dikkat çekmektedir.
Ülkemizde Yükselen Sektörler
Bankacılık sektöründen kooperatiflere, kredi veren kuruluşlardan reasürans şirketlerine, emeklilik ve fon yönetim şirketlerine kadar geniş bir yelpazeye yayılmış en kazançlı sektörler, ekonomik sıkıntılar çerçevesinde önemli bir yer tutmaktadır. Borsa, menkul kıymet brokerleri, takas işlemleri, portföy yönetim kuruluşları, döviz büroları ve sigorta acenteleri de bu listede kendine yer bulmaktadır. Ekonomide yaşanan dalgalanmaların etkisiyle bu sektörler, zaman içinde farklı kaynağını biriktirmiştir ve bu da bu sektörlerin daha fazla gelir elde etmesine olanak sağlamıştır.
Gerçekler ve Dışavurumu
Bu açıdan bakıldığında, ilgili merciler ve yetkililer eksiksiz görülse de, gerçek durum aslında daha karmaşıktır. Veriler üzerinde yapılan analizler, gerçekliğin tam manasıyla yansıtılmasını zorlamaktadır. Excel tablolarında belirlenen sayılar, sektörel gerçekliği Tam anlamıyla yansıtmakta yetersiz kalmakta, bu durum ise önemli hatalara yol açmaktadır.

Destek Beklentisi
Adalet, eşitlik sağlanması ve mesleğin sürdürülebilirliği açısından, SATSO Başkanından, TOBB Başkanından, Maliye Bakanından ve Cumhurbaşkanından destek beklenmektedir. Sigorta sektöründe yer alan 64, 65 ve 66 NACE kodları kapsamındaki üyelerin ve muhataplarının yeniden yapılandırılması bekleniyor. On binde üç oranına sahip olan sigorta acentelerinin konumlandırılması ve ekonomik destek ile hibe gibi manevi yardımların sağlanmasının şart olduğu düşünülüyor. Ayrıca, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun, gerçek muhataplarla yeniden ele alınması gerektiği vurgulanıyor. TOBB bünyesinde tek meslek masasına sahip olmamıza rağmen, bu konuda çözüm üretilememesi durumunda sigorta acentelerinin kendi meslek odasıyla temsil edilmesi gerektiği savunulmaktadır.
Toplumun Ekonomik Zorlukları
Ekonomik verilerin günden güne zorlaştırdığı bir süreçten geçerken toplum, hem maddi hem de manevi anlamda zorluklar yaşıyor. Her gün mali sıkıntılar yüzünden bireyler ve aileler arasında huzursuzluğun yanı sıra intihara kadar gidebilen bunalımlarla karşılaşılıyor. Sosyal güvenlik kurumu (SGK), vergi daireleri ve belediyelerin uyguladığı e-hacizler ve hesap blokeleri, toplumun merkezinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Bankaların, kamu ve özel ayrımı gözetmeksizin sürekli daha fazla kazanç elde etme yönündeki arzuları da dikkat çekiyor. Yeni firmaların açılması izlenimi olsa da, ana firmalar arasındaki ilişkilere dayalı olarak ortaya çıkan yeni işletmelerin piyasaya girmesi sorgulanıyor.
Finansal Desteklerin Yetersizliği
KGF ve “nefes kredisi” gibi finansal destekler çoğunlukla beklentileri karşılamaktan uzaktır ve sonuçta kimseyi tatmin etmemektedir. Artık ne güvenilirlik kalmış ne de işlerin düzeleceğine dair umut var. Bu nedenle, mali verileri doğru okuyabilen ve üst kuruluş olan TOBB'un danışmanlarının önerilerinin dikkate alındığı bir ortamın yaratılması gerekliliği vurgulanıyor.
Sigortacılık Kanunu'ndaki Sorunlar
2007 yılında kabul edilen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, sektörün etkin bir şekilde çalışmasını, sigortalı haklarının korunmasını ve acentelerin çalışma esaslarının düzenlenmesi amaçlamıştır. Ancak mevcut biçimiyle, bankalar, kooperatifler ve brokerlerin aşırı agresif satış stratejilerine kapı aralamaktadır. Bu yasanın acilen yeniden gözden geçirilmesi ve kredi veren kurumların poliçe satışında sahip oldukları gücü kullanmalarının engellenmesi gerektiği belirtildi.
