Sigorta sektörü, uzun yıllardır fiyatlar ve teminatlarla şekillenen rekabet yapısıyla bilinse de, poliçe sahiplerinin en az bu unsurlar kadar önem verdiği bir diğer konu da hasar yönetim süreçleri olarak öne çıkıyor. SAB Sigorta Acenteleri Derneği tarafından sunulan en son araştırma, trafik, kasko, yangın ve ihtiyari mali mesuliyet branşlarında sigorta şirketlerinin hasar sonuçlandırma sürelerini incelemekte. Bu durum, sektörün genel hizmet kalitesini doğrudan etkileyecek bir faktör olarak dikkat çekiyor.
Hasar Süreci ve Ödeme Süresi İncelemesi
Yapılan analiz, iki ana süreci kapsamaktadır: Hasar süreci ve ödeme süresi. Hasar süreci, sigorta dosyasının açılmasından gerekli belgelerin toplanmasına ve sigortalı ile anlaşmanın gerçekleştirilmesine kadar geçen süreyi yansıtırken; ödeme süresi, dosyanın onaylanmasının ardından tazminatın sigortalının hesabına geçişi için gerekli olan zaman dilimini ifade ediyor. Bu iki sürenin toplamı, sigortalının başvuru tarihinden mağduriyetinin giderilmesine kadar geçen gün sayısını belirliyor. Dolayısıyla, hasar süreçlerinin etkin bir şekilde yönetimi hem sigortalı memnuniyetini artırıyor hem de işletmelerin itibarını pekiştiriyor.
Branşlar Arası Farklılıklar
Analiz sonuçlarına baktığımızda, sigorta şirketleri arasında branşlara göre önemli süre farklılıkları olduğu görülmektedir. Örneğin, trafik sigortasında bazı firmalar hasar sürecini 15 gün gibi kısa bir sürede tamamlayabilirken, diğerleri bu süreyi 40 güne kadar çıkarabiliyor. Kasko sigortasında ise bu sürelerin daha da değişken olduğu belirtiliyor. Bu süre farklılıkları, sigortalıların mağduriyetlerinin ne denli hızlı bir şekilde çözümlendiğini etkilemekte ve müşteri memnuniyetinde önemli bir faktör olarak öne çıkmakta. Sonuç olarak, şirketlerin hasar süreçlerini nasıl yönettiği, piyasadaki rekabeti de büyük ölçüde şekillendiriyor.
Sektördeki Rekabetin Yeniden Değerlendirilmesi
SAB Sigorta Acenteleri Derneği, sektördeki fiyat ve teminat odaklı rekabetin yanı sıra hasar sonuçlandırma hızı ve kalitesinin de dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Derneğin görüşüne göre, hasar süreçlerini hızlı bir şekilde yürüten şirketlerin sektörde öne çıkması, hizmet kalitesinin yükselmesine katkıda bulunacaktır. Aynı zamanda, bu yaklaşım, sigorta sektöründe olan güvenin artırılmasına ve müşteri ilişkilerinin geliştirilmesine de önemli katkılar sağlayacaktır.
TSB'nin Önemi ve Sektör Standartları
Türkiye Sigorta Şirketleri Birliği (TSB) tarafından sağlanan 2025 Eylül sonu verilerine dayanan bu çalışma, sektördeki profesyoneller için önemli bir referans noktası oluşturmaktadır. Sigorta şirketlerinin hasar yönetim becerileri, sadece poliçe sahiplerinin memnuniyet seviyesini etkilemekle kalmayıp, aynı zamanda sektörün genel güvenilirliğini artırmada da kritik bir rol oynamaktadır. Sektörel standartların artması, hem şirkete hem de tüketiciye daha iyi hizmet sağlamaktadır.
Rekabetin Geleceği ve Hasar Yönetimi
Sonuç olarak, sigorta sektöründe rekabetin yalnızca fiyat ve teminat üzerinden değil, aynı zamanda hasar yönetimi süreçlerinin etkinliği üzerinde de değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu bakış açısı, sigortalıların yaşadığı mağduriyetlerin daha hızlı bir şekilde giderilmesine yardımcı olacak ve sektörün genel hizmet standartlarını geliştirecektir. Böylece sigorta şirketleri, hem pazar baskısına cevap verecek hem de müşteri ilişkilerini güçlendirmiş olacaktır.
Kaynak: https://sab.org.tr/
