Programda açıklanan verilere göre, hayat dışı sigorta sektöründe ilk altı ayda prim üretimi yaklaşık %26 artış gösterdi. Ancak bu artış, aynı dönemdeki enflasyon oranının altında kaldı.
Uğur Gülen, sigorta sektörünün normal şartlarda enflasyonun üzerinde büyüyen bir yapıya sahip olduğunu belirterek, 2026'nın ilk yarısındaki performansın beklentilerin gerisinde kaldığını ifade etti. Özellikle hayat dışı branşlarda büyümenin zayıf seyretmesinin sektör açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurguladı.
Kasko ve İMM Branşlarında Rekabet Prim Artışını Sınırladı
Programda en dikkat çekici başlıklardan biri de kasko ve ihtiyari mali mesuliyet (İMM) sigortaları oldu.
Gülen'e göre özellikle İMM branşında prim üretimi geçen yıl ile neredeyse aynı seviyede kaldı. Kasko tarafında ise büyüme gerçekleşmesine rağmen artış oranı enflasyonun altında kaldı.
Bu tablo üzerinde;
• yeni araç satışlarının yavaşlaması,
• yoğun fiyat rekabeti,
• artan kapasite
gibi faktörlerin etkili olduğu ifade edildi.
Trafik Sigortasında Yaklaşık %50'lik Prim Artışı
Hayat dışı branşlar içerisinde en güçlü büyümenin trafik sigortasında gerçekleştiği belirtildi.
Geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 61 milyar TL olan prim üretiminin bu yıl 83 milyar TL seviyesine yükseldiğini söyleyen Gülen, uygulanan tarife sisteminin büyümeye olumlu katkı sağladığını ifade etti.
Sağlık Sigortası Büyümeye Devam Ediyor
Programda sağlık sigortalarındaki gelişmeler de değerlendirildi.
Sağlık branşında prim üretiminin 41 milyar TL'den 55 milyar TL'ye yükseldiği belirtilirken, geçmiş yıllarda görülen yüksek büyüme oranlarının ise yavaşladığı ifade edildi.
Buna rağmen sağlık sigortalarının sektörün büyümesini destekleyen önemli branşlardan biri olmaya devam ettiği vurgulandı.
Teknik Karlılıkta Alarm Sinyalleri
Uğur Gülen'in dikkat çektiği en önemli konulardan biri teknik kârlılık oldu.
Hayat dışı sigortalarda teknik kâr artışının yalnızca %13,3 seviyesinde kaldığını belirten Gülen, buna karşın faaliyet giderlerinin %42 arttığını söyledi.
Artan maliyetlerin sektör üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Gülen, şirketlerin önemli ölçüde yatırım gelirleri sayesinde kârlılıklarını koruyabildiğini ifade etti.
Reasürans Piyasasında Yumuşama Türkiye'yi de Etkiliyor
Programda küresel reasürans piyasaları da ele alındı.
2023 sonrası sertleşen reasürans piyasasının yerini daha rekabetçi bir döneme bıraktığını belirten Gülen, güçlü sermaye yapısına ulaşan reasürörlerin daha fazla kapasite sunmaya başladığını söyledi.
Bu gelişmenin Türkiye'de özellikle oto dışı branşlarda fiyat rekabetini artırdığına dikkat çekildi.
Sigorta Ekonomiyi Daha Dayanıklı Hale Getiriyor
Programda Orta Vadeli Program kapsamında sigortaya verilen önem de değerlendirildi.
Gülen, büyük ekonomilerin aynı zamanda dayanıklı ekonomiler olması gerektiğini belirterek sigorta sektörünün bu dayanıklığın en önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Özellikle;
• bireysel emeklilik sistemi,
• konut sigortaları,
• afet sigortaları,
• sağlık sigortaları,
• tarım sigortaları
gibi alanlarda sigortalılık oranlarının artırılmasının kamu maliyesi açısından da büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Gömülü (Bütünleşik) Sigorta Düzenlemesi Önemli Bir Fırsat
Programın dikkat çeken başlıklarından biri de son dönemde gündeme gelen bütünleşik (gömülü) sigorta uygulamaları oldu.
Uğur Gülen, Uzak Doğu ülkelerinde başarılı şekilde uygulanan bu modelin Türkiye'de de sigortanın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayabileceğini belirtti.
Bütünleşik sigorta modelinin sektörün büyümesine önemli katkı sunacağı değerlendirmesinde bulundu.
Değer Kaybı Düzenlemesi Sektör İçin Olumlu Bir Adım
Programda 2026 yılında yürürlüğe giren değer kaybı düzenlemesi de değerlendirildi.
Gülen, araç değer kaybı uygulamalarının belirli standartlara bağlanmasının hem sigorta şirketleri hem de vatandaşlar açısından önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.
Ayrıca yetkisiz acentelikle mücadele ve yeni hasar ihbar sistemi gibi düzenlemelerin de sektörün daha sağlıklı işlemesine katkı sağlayacağı görüşünü dile getirdi.
Şirketler Hangi Göstergeleri Yakından İzlemeli?
Programın sonunda Zeynep Türker'in yönelttiği soru üzerine Uğur Gülen, bir sigorta şirketi yöneticisi olsaydı öncelikle şu göstergeleri takip edeceğini söyledi:
• Prim üretimindeki büyüme,
• Sigortacılık teknik kârlılığı,
• Genel giderlerin seyri,
• Teknoloji yatırımlarının operasyonel maliyetlere etkisi,
• Mali gelirlerin sürdürülebilirliği.
Gülen'e göre bu göstergeler, sektörün uzun vadeli sağlıklı büyümesi açısından kritik önem taşıyor.