Quick Sigorta'nın Genel Müdürü Eyüp Özsoy, trafikte kayıtlı araçların yaklaşık %20'sinin zorunlu trafik sigortası bulunmadığını belirterek, bu durumun oluşturduğu riskler konusunda sürücüleri uyardı. Özsoy, güncel veriler ışığında sigortasız araç oranının son derece endişe verici seviyelere ulaştığını ifade etti.
Trafikte Sigortasız Araç Oranı Endişe Veriyor
Eyüp Özsoy'un paylaştığı istatistikler, 2025 yılı itibarıyla Türkiye'de trafiğe kayıtlı araç sayısının 33 milyona eriştiğini gösteriyor. Bu dönemde, toplamda yaklaşık 33 milyon trafik sigortası poliçesi düzenlenmiş olsa da, bunların %20'sinin zaman içerisinde iptal edildiği ortaya kondu. Bu durum, geçerli ve aktif trafik poliçesi sayısının sadece 26-27 milyon civarında kaldığını göstermekte. Bu veriler ışığında Özsoy, trafikte ciddi bir güvenlik açığının mevcut olduğuna dikkat çekiyor. Sigorta poliçesi olmayan bir aracın karıştığı kaza anında sürücülerin belirli bir psikolojik hazırlık içinde olmaları gerektiğini vurgulayan Özsoy, bu konuyu son derece mühim buluyor.
Sigortasız Araçların Tehlikeleri ve Önemi
Özsoy, sigortasız araçların yol açtığı tehlikeleri ele alarak sürücülerin bu durumu asla göz ardı etmemesi gerektiğini vurguladı. "Trafikte bir aracın size çarpması durumunda karşı tarafın sigortası olduğuna güvenmek yanlıştır. Olabilir ki çarpan araç sigortasızdır." diyerek sürücüleri uyarıyor. Kişisel güvenlik açısından zorunlu trafik sigortasının önemini vurgulayan Özsoy, sürücülerin kendilerini ve diğer yol kullanıcılarını korumalarının gerektiğini belirtiyor. Bu bilinç, hem bireysel hem de toplum için kritik bir güvenlik unsuru olarak öne çıkıyor. Sigortasız araçların yola çıkması, kaza anında zarar gören taraf için büyük sorunlar yaşatabilir, bu yüzden her sürücünün sigorta yaptırması elzem hale geliyor.
Kaskoda Rekabet ve Büyüme Potansiyeli
2025 yılı itibarıyla 9,7 milyon adet kasko poliçesi düzenlendiğini ifade eden Özsoy, bu poliçelerin büyük kısmının otomobiller ve kamyonetlerden oluştuğunu aktardı. Yaklaşık 6 milyon aracın kasko sigortası kapsamına girdiği vurgulandı. Kasko sigortası alanındaki rekabetin, zorunlu trafik sigortasına göre daha yoğun olduğunu belirten Özsoy, ancak büyüme hızının burada da sınırlı kaldığını ifade etti. Başarı elde etmek için sigorta şirketlerinin hem uygun fiyat stratejileri uygulaması hem de müşteri memnuniyetine odaklanması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Ayrıca geçen yıl trafik sigortası primlerinde kaydedilen artışlar dikkat çekici bir seviyeye çıkmış durumda. Sigorta sektöründeki bu durum toplam prim üretimini de 261 milyar TL'ye çıkardı. Kasko branşındaki prim üretiminin 148 milyar TL civarında olması, alandaki yoğun rekabetin fiyat artışlarını sınırladığını ortaya koyuyor.
Trafik Sigortası ile Kasko Sigortası Arasındaki Farklar
Trafik sigortası ve kasko sigortası, araç sahiplerinin karşı karşıya kalabilecekleri riskleri kapsayan iki ana sigorta türüdür. Zorunlu olarak yaptırılması gereken trafik sigortası, üçüncü şahıslara verilen zararları kapsamaktadır. Bu sigorta, kazalarda zarar gören tarafların hayati masraflarını karşılamak açısından son derece önemli bir rol oynamaktadır. Ancak, kazaya neden olan araçtaki zararlar ya da sürücünün kişisel masrafları bu sigorta ile karşılanamaz. Diğer yandan, kasko sigortası sahibi aracın hasarlarını kapsayarak daha geniş bir koruma sunmaktadır. Ancak kasko alanındaki yüksek rekabet, prim artış oranlarını sınırlandırmakta ve sigorta şirketlerini belirli fiyat aralıklarında rekabet etmeye zorlamaktadır.
İMM Poliçesinin Sağladığı Avantajlar
Verilere göre, zorunlu trafik sigortası altında sunulan teminat limitlerinin, hem zarar gören hem de kazaya neden olan taraf için çoğu zaman yetersiz kaldığı görülmektedir. Özsoy, bu konunun önemine dikkat çekerek, İMM poliçesinin eksiklikleri gidermek için önemli bir tamamlayıcı alternatif sunduğunu ifade etti. İMM poliçesi, trafik sigortalara ek olarak, teminat limitlerini artırma imkanı sunmaktadır. Özsoy, bu poliçenin trafik sigortasının üçte biri fiyatına yaptırılabildiğini belirtti. Örneğin, 1 milyon TL teminat sağlayan bir İMM poliçesinin detayları yalnızca 1.200 TL olarak belirlendi. Araç sahiplerine 5-10 milyon TL seviyesinde teminat öneren uzmanlar, buna karşılık gelen prim ödemesinin dahi oldukça makul olduğu görüşündedir.
