Küresel Risk Araştırması: Türkiye'de Döviz Kuru ve Rekabet Öne Çıkıyor

Aon'un 2025 Küresel Risk Yönetimi Araştırması'na göre, küresel düzeyde en büyük tehdit siber saldırılarken, Türkiye'de döviz kuru hareketleri öne çıkıyor. Katılımcılar, gelecekte yapay zeka ve iklim değişikliğinin risk algısını değiştireceğini öngörüyor.

Aon’un iki yılda bir düzenlediği Küresel Risk Yönetimi Araştırması’nın 2025 yılına ait sonuçları açıklandı. Araştırma, dünya genelinde en önemli tehditlerin siber saldırılar ve veri ihlalleri olarak belirlendiğini ortaya koyuyor. Türkiye özelinde ise döviz kuru hareketleri en büyük endişe kaynağı olurken, artan rekabet ikinci sırada yer aldı. 

Küresel Tehditler ve Türkiye’nin Durumu

Aon’un gerçekleştirdiği bu araştırma, Türkiye de dâhil olmak üzere 63 ülkeden 2.941 iş liderinin görüşlerini topladı. Araştırma sonucunda dünya genelinde siber saldırı ve veri ihlali, iş dünyası için en büyük tehdit olarak öne çıkıyor. Bunların ardından iş durması ve ekonomik durgunluk gibi riskler geliyor. Türkiye için ise döviz kuru hareketleri, iş dünyasında en çok kaygı yaratan unsur olarak ilk sırayı alıyor. İkinci sırada artan rekabet dikkat çekerken, ekonomik durgunluk ise üçüncü sırada yer almakta. Bu durum, Türkiye'nin ekonomik dinamikleri göz önünde bulundurulduğunda, iş ortamını ne kadar etkileyen bir durum olduğunu gösteriyor.

 

Gelecek Öngörüleri

Aon’un 2025 Küresel Risk Yönetimi Araştırması, iş dünyası liderlerinin mevcut risklerini ve geleceğe dönük öngörülerini de içeriyor. Katılımcıların 2028 yılına ilişkin tahminleri, siber saldırı ve veri ihlalinin aynı önemini koruyacağını gösteriyor. Bunun yanı sıra, katılımcılar yapay zekâ alanındaki gelişmelerin 21 sıra birden yükselerek 8. en büyük risk haline geleceğini öngörüyor. Ayrıca, iklim değişikliğinin 2028 yılında ilk kez ilk 10 risk arasında yer alacağı ve 9. en büyük tehdit olacağı tahmin ediliyor. Elde edilen veriler, jeopolitik dalgalanmaların önemli etkilerinin devam edeceğine ve 9. sıradan 5. sıraya yükselebileceğine işaret ediyor.

RİSK ALGISI FARKLILAŞIYOR

Aon Türkiye Eş-CEO'su Selda Oknas Tanbay, bu yıl Türkiye verilerinin küresel raporla birlikte değerlendirildiğini vurguladı. Ülkelerin içinde bulunduğu politik ve ekonomik dinamiklerin çeşitlilik gösterebileceğine dikkat çeken Tanbay, Türkiye özelinde ekonomik ve politik risklerin ön sıralarda yer almasının sebebinin, şirketlerin faaliyetlerinde yaşanan belirsizlikler olduğunu açıkladı. Bu durumu değerlendirirken, risksiz bir ortamda hareket etmenin artık mümkün olmadığını söyleyerek, risk yönetimine dair stratejik adımlar atmanın zorunlu hale geldiğini ifade etti. Özellikle risk sermayesi ve insan sermayesinin etkin bir biçimde yönetilmesinin önemi daha da belirginleşiyor.

GELECEK RİSKLERİNE HAZIRLIK

Aon Türkiye Eş-CEO'su Ferhan Özay ise, raporun ortaya koyduğu önemli bulgulardan birinin Türkiye'de risk algısının dönüşümü olduğunu dile getirdi. Özay, ülkede önümüzdeki üç yıl içinde en önemli risk faktörlerinin artan rekabet ve siyasi istikrarsızlık olarak öne çıktığını belirtti. Ekonomik veriler ile birlikte yüksek faizler ve mali politikaların iş dünyası için yeni maliyet riskleri yarattığına dikkat çekti. Bu bağlamda, iş dünyasının yalnızca mevcut risklerle değil, gelecekteki belirsizliklerle de başa çıkmak durumunda olduğunu ifade etti. Özay, şirketlerin uzun vadeli stratejiler geliştirmesi ve değişen ortama uyum sağlamak için daha fazla esneklik göstermesi gerektiğinin altını çizdi.

İçerik Resmi

İLGİLİ HABERLER