Zorunlu Afet Sigortası: Poliçe Bedellerinde %25-30 Artış Bekleniyor

Türkiye, Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) ile afet yönetiminde devrim yaratıyor. 2026'da yürürlüğe girecek sistem, deprem dışında sel ve fırtına gibi afetleri de kapsayacak. 35 milyon konutu güvence altına alacak yeni düzenleme, toplumsal sigortalılık bilincini artırmayı hedefliyor.

Türkiye, afet yönetiminde önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Zorunlu Afet Sigortası (ZAS), mevcut Zorunlu Deprem Sigortası’nın (ZDS) yerini alacak ve 2026 yılında uygulamaya girecek. DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, bu yeni düzenlemenin yasal altyapısının büyük ölçüde tamamlandığını belirtti. ZAS ile birlikte, sigorta korumasının kapsamı sadece depremle sınırlı kalmayacak; ayrıca iklim değişikliğinin etkileriyle ortaya çıkan sel, heyelan, fırtına ve dolu gibi doğal afetleri de kapsayacak şekilde genişleyecek.

Genişleyen Kapsam ve Coğrafi Alan

Yeni sigorta düzenlemesi ile ZAS, coğrafi olarak önemli bir genişleme gösterecek. Önceden poliçe kapsamı dışında kalan köy ve mezra yerleşimlerinde bulunan konutlar da bu yeni sistemle sigorta güvencesi altına alınacak. Bu değişiklikle birlikte, Türkiye genelindeki sigorta şemsiyesinin toplamda 35 milyon konuta ulaşması hedefleniyor. Böylece, daha önce sigorta korumasından yararlanamayan birçok yerleşim birimi de ZAS'tan faydalanma imkânı bulacak. Bu durum, özellikle kırsal alanlarda yaşayan vatandaşların mali güvenliğini artıracak ve afet sonrası yaşanan kayıpların giderilmesine katkıda bulunacak.

Acil İhtiyaç Teminatı ile Hızlı Destek

Yeni sistemin önemli bir özelliği olan “Acil İhtiyaç Teminatı”, afetzedelerin zarar tespiti yapılmadan acil temel ihtiyaçlarını karşılamalarına yönelik hızlı likidite imkânı sunacak. Bu yenilik sayesinde, afetzedelerin hızlı bir şekilde yardıma ulaşması amaçlanıyor. Ayrıca, mevcut DASK poliçesi bulunan vatandaşlar, poliçe süreleri dolduğunda otomatik olarak ZAS kapsamına geçiş yaparak yenileme işlemlerini gerçekleştirebilecek. Bu özellik, sigortalıların sistem değişikliğinden olumsuz etkilenmesini önleyerek, sorunsuz bir geçiş süreci sağlamayı hedefliyor.

Sigortalılık Bilincinin Yaygınlaştırılması

Sektör uzmanları, ZAS’ın devreye girmesiyle toplumda sigorta bilincinin artmasını ve afetler sonrası devletin mali yükünün sigorta sistemi vasıtasıyla hafifletilmesini öngörüyor. Türk Reasürans ve DASK yönetiminin işbirliği ile yürütülen bu süreç, primlerin ödenebilir seviyelerde tutulabilmesi için risk bölgelerine özel kademeli fiyatlandırma modelinin uygulanmasını içeriyor. Türkiye’nin bu dönüşümle, afetlere karşı finansal dayanıklılığını küresel standartlara taşıması ve sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma modeline katkıda bulunması bekleniyor. Böylece, hem bireylerin hem de toplumun risklere karşı daha hazırlıklı bir hale gelmesi sağlanacak.

İLGİLİ HABERLER