BES fonları istikrarlı bir şekilde enflasyonun üzerinde performans sağlıyor

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’in raporu, BES’in enflasyona karşı reel getiri sunduğunu ve devlet katkısının önemli bir teşvik olduğunu ortaya koydu. Türkiye, uluslararası alanda nakit desteği sunan az sayıdaki ülkelerden biri olarak öne çıkıyor.

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü, yaptığı kapsamlı bir araştırmada "Devlet Katkısının Ötesinde BES" başlığını taşıyan raporunu duyurdu. Bu rapor, Bireysel Emeklilik Sistemi'nin (BES) piyasada reel getiri üretme yeteneği ve fon performansını incelemek amacıyla hazırladı. Rapor, son 12 yıllık veriler ışığında, katılımcıların BES kararlarını etkileyen temel unsurları ortaya koyarken, özellikle ekonomik koşulların ve piyasa dinamiklerinin devlet teşviklerinden daha etkili olduğunu gösteriyor. Bunun yanı sıra, katılımcıların büyük çoğunluğunun sisteme giriş sebebinin, devlet katkısı oranından bağımsız olarak, varlıklarını enflasyondan korumak ve ek gelir sağlama ihtiyacı olduğu belirtiliyor.

BES Fonlarının Performansı

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü'nün incelediği rapor, son on yıl içerisinde BES fonlarının güçlü bir performans sergilediğini öne sürüyor. Zira bu fonlar, enflasyon oranının üzerinde bir getiriyi katılımcılara sunmayı başarmış durumda. Rapora göre, BES’in sunduğu yüzde 20'lik başlangıç getirisi, dünya genelinde nadir bulunan finansal ürünler arasında yer alıyor. Katılımcılar, bu yüksek başlangıç getirisi sayesinde yatırım yapma motivasyonunu artırırken, sistemin istikrarlı yapısı sayesinde uzun vadeli kazançlar elde edebiliyorlar.

Uluslararası Karşılaştırmalar ve Türkiye'nin Yeri

Türkiye’nin emeklilik sisteminin uluslararası düzeyde farklı bir konumda olduğu vurgulanıyor. Araştırmada belirtilenlerden biri, Türkiye'de sağlanan yıllık devlet katkı tavan tutarının, benzer sistemlere kıyasla oldukça yüksek olması. OECD ülkelerindeki özel emeklilik teşvik modelleri incelendiğinde, Türkiye ve Yeni Zelanda'nın, vergi avantajları yerine doğrudan nakit desteği sunan ender ülkelerden ikisi olduğu gözlemleniyor. Bu durum, Türkiye'nin emeklilik sisteminin sürdürülebilirliğine ve katılımcıların gelecek planlarına olumlu bir katkı sağlıyor.

Fon çeşitliliğinin, piyasa koşullarına göre uyum sağlayan esnek portföy yapıları oluşturulmasına olanak tanıdığı vurgulanıyor. Bu bağlamda, riskin dengelenmesinin uzun vadeli ve istikrarlı reel getirileri desteklediği bildirilmektedir. Son bir yıl içinde, devlet katkısı hariç Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) fon getirilerinin enflasyonu iki katına çıkarması, sistemin reel getiri sağlama kapasitesini açık bir şekilde göstermektedir.

Reel Getiri ve Piyasa Koşulları

Piyasa koşullarına göre esnek portföy yapılarının oluşturulması, yatırımcılar için önemli bir avantaj sunmaktadır. Uzun vadeli yatırımlarda risk yönetiminin sağlanması, yatırımcıların daha istikrarlı kazançlar elde etmesine yardımcı olmaktadır. Bu tür bir yapı, sadece piyasa dalgalanmalarına karşı bir denge sağlamakla kalmaz, aynı zamanda ekonomik belirsizlik dönemlerinde de güçlü bir performans sergileyebilir. Kısacası, çeşitlilik arz eden fonların oluşturulması, yatırımcılar için enflasyon karşısında reel getiri elde etme şansını artırırken, aynı zamanda uzun vadeli tasarruf hedeflerine ulaşmalarını desteklemektedir.

Türkiye Hayat Emeklilik'in Üstün Performansı

Emeklilik dönemine dair ek gelir sağlamak ve uzun vadeli birikim yapmak isteyenlerin başvurabileceği en etkili tasarruf yöntemlerinden biri olan Bireysel Emeklilik Sistemi, katılımcılara önemli avantajlar sunmaktadır. Türkiye Hayat Emeklilik'in fon getirileri, bu alanda sektör ortalamasının üzerinde bir performans göstermektedir. 2025 yılı itibarıyla BES’in (OKS dahil) sektördeki ortalama getirisi yüzde 58 olarak kaydedilirken, Türkiye Hayat Emeklilik’in fon getirisi yüzde 65 olarak belirlenmiştir. Bu veriler, Türkiye Hayat Emeklilik'in yatırımcılarına sağladığı ek katkının ne denli önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Şirket, katılımcılarına sunduğu getirilerle yalnızca mevcut ekonomik koşullara değil, aynı zamanda gelecekteki beklentilere de yanıt vermektedir.

İLGİLİ HABERLER